NE ARAMIŞTINIZ
TR
TR EN DE


Genel

‘’Y & Z’’ KUŞAKLARI VE İŞ & YETENEK SORUNSALI

16/01/2024

"Milenyum kuşağı" olarak da anılan ‘’Y’’ kuşağı 1981 yılından sonra doğanları kapsıyor. Dijital teknolojiyle haşır neşir olan ilk kuşaktır ‘’Y’’. İnternetin yayılmasından önceki yıllarda yaşadıkları için çocuklukları akıllı telefon, tablet ve sosyal ağlar olmadan geçti.

‘’Z’’ kuşağı başlangıcı için, farklı ülkelerdeki teknolojik gelişim düzeyine göre farklı tarihler verilse de, genel olarak 2000 yılından sonra doğanlar için kullanılan bir kavramdır. ‘‘Z’ kuşağı üyeleri için ellerinde akıllı telefon ve tabletle doğmuş desek yeridir, zira ‘’Y’’ kuşağının aksine, çocukluk çağından itibaren dijital teknolojinin merkezindeler.

Y kuşağı hayatın tadını çıkarıyor, Z kuşağı dünyayı değiştiriyor. Y kuşağı en iyi şekilde yaşamaya çalışıyor, hayattan keyif almak istiyor, diğer tüm nesillerden daha fazla seyahat ediyor. Ancak, ‘’Z ‘’ kuşağı sınırların geçmişte kaldığını düşünüyor. İnterneti kullanarak her gün dünyayı dolaşan ‘’Z’’ sosyal ağlar ve videolar sayesinde dünyayı, ırkları, kültürleri ve dinleri gözlemleyebiliyor.

Mobil cihazlara çok fazla bağımlı olma durumu her iki kuşak için de belirleyici bir özellik olmasına rağmen, mobil cihazlar ‘’Y’’ kuşağına göre yeni teknolojiler olurken ‘’Z’’ kuşağına göre gündelik araçlar olmaktan öteye gidemiyor. Bu bağlamda en büyük fark ‘’Y’’ kuşağının içerik tüketmesi ‘’Z’’ kuşağının ise içerik üretmesi diyebiliriz.

‘’Y’’ ve ‘’Z’’ kuşağının farklıkları ve çatışmalarının temelinde olan teknoloji, duygu değişimleri, iş yapış şekilleri, bakış açıları ve eğitim farklılıkları son dönemde iş dünyasının büyük sorunlarından biri haline gelmiş bulunmaktadır desek yeridir.

İş dünyası ‘’Y’’ kuşağı özelliklerinden olan, duygu etkileşimli ve aidiyeti yüksek yetenekli çalışanlar ararken, aynı zamanda ‘’Z’’ kuşağı özelliklerinden olan yüksek teknolojiye yatkın, kendini hızlı güncelleyen ve içerik üretme becerisi olan çalışanları bulmak ve elde tutmak istiyor ve haliyle iş dünyasında da ‘’Y’’ ve ‘’Z’’ kuşağı çatışmaları gözlemleniyor.

Teknoloji, otomasyon gibi hızlı gelişmeler ile birlikte iş dünyasındaki rekabet daha da keskinleşiyor. Eğitim sistemimiz genel olarak teorik şeklinde devam ettiği için iş dünyası genç personellerinin eğitimi için daha fazla zaman ve maliyet kaynağı ayırmak zorunda kalıyor. Eğitmenler ve ailelerin, eğitim gören gençlerin vizyon geliştirmelerine ve gelecek planı yapmalarına destek vermeleri de büyük önem arz ediyor.

İş dünyası aradığı yetenekleri bulup onları elinde tutmaya gayret ederken, bir yandan da yetenek keşfetme gayreti içerisinde. Buna karşılık yeni mezunların yoğun iş arayışı mevcut. Her iki tarafın da kaygıları aynı düzlemde buluşuyor diyebiliriz. Tecrübesiz bir adayın yetenekli olup olmadığı birlikte çalışmadıktan sonra anlaşılamaz, teorik bilgilerinin üzerine pratik yaparak tecrübe kazanmaları için gençlere fırsat verilmesinin, hatta ek iş eğitimleri verilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Öğretim, kişiye yeni bilgilerin aktarılmasıdır; eğitim ise insanlara tecrübe kazandırmaya yöneliktir. Eğitim, bilinen bir bilginin deneyimlenmesini ve pratiğe dökülmesini sağlar. Öğretimde bilgi ve içerik ön plandadır; eğitimde ise beceri, yetenek ve deneyimler ön plana çıkar. Hızla gelişen ve değişen dünyada başta devletler olmak üzere iş dünyasının ve bireylerin, eğitime, teknolojiye, vizyon geliştirmeye önem vermesi ve değerli yatırımlar için büyük adımlar atmaya mecbur olduklarını aklımızdan çıkartmayalım. Eğitim ve öğretim önemlidir, beşikten mezara..

Web sitesi kullanım deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Çerez Politikası’nden erişebilirsiniz.
Onaylıyorum
  
Onaylamıyorum