İsrail’e İthalat ve İhracat Yasağı
Ticaret Bakanlığı, 9
Nisan 2024 tarihinde yapmış olduğu duyuru ile paylaştığı 54 ürün grubunun
İsrail’e ihracatını kısıtladı. Ülkemizce alınan bu karar, belki de 7 Ekim 20023
tarihinden bu yana Gazze şeridinde yaşanan katliama karşı alınan en somut ve en
sert tepki.
Liste halinde paylaşılan
54 ürün grubunu incelediğimizde; daha çok inşaat, lojistik ve savunma
sanayiinde kullanılabilecek alüminyum, çelik, çimento, kablo, kimyasal maddeler
vs. olduğu görülüyor. Söz konusu kısıtlama kararının dayanağı olarak da;
- Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyi’nin 2728, 2720 ve 2712 sayılı kararları,
- Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun
ES-10/21 ve ES-10/22 sayılı kararları,
- Birleşmiş Milletler İnsan Hakları
Konseyi’nin A/HRC55/L.30 sayılı kararı,
- Lahey’deki Uluslararası Adalet
Divanı’nın İsrail aleyhinde soykırım sözleşmesini ihlal iddiasıyla açılan
dava kapsamında aldığı 26 Ocak ve 28 Mart 2024 tarihli ihtiyati tedbir
kararları,
Gerekçe gösterilmiş ve
İsrail’in Gazze şeridinde yaptığı saldırılar ile uluslararası hukuku ihlal
ettiği vurgulanmıştır. Anılan kısıtlamaların Gazze’de derhal ateşkes ilan edilene
ve Gazze Şeridi’ne yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin
verilinceye kadar yürürlükte kalacağı belirtilmiştir.
Devamında ise Ticaret
Bakanlığı 2 Mayıs 20024 tarihinde yaptığı duyuru ile; İsrail hükümetinin
saldırgan tutumunu sürdürdüğü, Filistin'deki insani trajedinin kötüleştiğinin
müşahede edildiği ve bu nedenle de devlet düzeyinde alınan tedbirlerin ikinci
aşamasına geçildiği, İsrail'le ilgili ihracat ve ithalat işlemlerinin tüm
ürünleri kapsayacak şekilde durdurulduğu ilan edilmiştir.
Konuya İsrail tarafından
bakacak olursak; bizden temin edemediği söz konusu kısıtlamaya tabi ürünleri
diğer ülkelerden temin etmeye çalışacağı aşikar. Bu noktada en büyük adayı
tahmin etmek çok da zor değil: Amerika.
Aylardır diplomasi
yoluyla ülkemiz başta olmak üzere bu bölgede ateşkes sağlanması için uğraş
veriliyor. Umarız ki diplomasi kanalıyla henüz sağlanamayan ateşkes, bu tür
yaptırım kararlarıyla sağlanabilsin. Aslında ülkemizce alınan bu kısıtlama
kararını bir “teşvik” olarak görmek lazım. Şöyle ki, nasıl Rusya’ya yapılan
yaptırımlar bir süre sonra genele yayıldı, ülkemizce alınan bu kısıtlama
kararının da emsal teşkil ederek yavaş yavaş diğer ülkelerce de uygulanması
umulmaktadır.
Konuya firmalar
penceresinden bakacak olursak; Bakanlığın İsrail’e karşı almış olduğu bu
yasaklama kararlarını önceden firmalar ile paylaşmaması, firmaların bu durumu
beyanname tescili aşamasında öğrenmeleri ve bunun ötesinde tescil
alınamadığında bile karşılarında durumu izah edebilecek bir muhatap bulamamaları,
ayrıca ithalat aşamasında antrepo beyannamesinin de tesciline izin
verilmediğinden limanda, gümrükte vs. bekleyen mallar nedeniyle ticaret yapan
firmalar çok büyük mağduriyet yaşamaktadır. Bu nedenle söz konusu mağduriyetin
önüne geçilebilmesi adına yoldaki veya gümrüklü sahada bekleyen eşyalar için
Bakanlıkça bir kolaylık getirilmesi camiayı oldukça rahatlatacaktır.