GEÇMİŞTEN BUGÜNE GÜMRÜKTE ORDİNO
Türkiye’nin Avrupa Topluluğuna tam üyeliğini bir nihai hedef
olarak ortaya koyan “Ankara Anlaşması”, 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanmış ve 1
Aralık 1964’de yürürlüğe girmiştir. Ankara Anlaşması, tam üyelik için,
“hazırlık dönemi”, “geçiş dönemi” ve “son dönem” olmak üzere üç dönem
öngörmüştür. Katma Protokol'de öngörülen 22 yıllık Geçiş Dönemi, 1 Ocak 1996
tarihi itibarıyla son bulmuş ve Türkiye'nin AB'ye katılımı yolunda "Son
Dönem"e girilmiştir.
Son döneme girilmesiyle birlikte 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi
Kararı Türkiye'ye Ankara Anlaşması'nda tanımı yapılmış olan klasik gümrük
birliğinin ötesinde yükümlülükler getirmiştir. Ticaretin önündeki teknik
engellerin kaldırılması konusundaki Avrupa Topluluğu müktesebatını iç hukuk
sistemine dahil etmek zorunda olması da Türkiye’nin yükümlüklerinden biri
haline gelmiştir.
Mevzuat uyumu ve ticaretin önündeki teknik engellerin
kaldırılması amacıyla yeni bir Gümrük Kanunu hazırlanmış, bunun üzerine 1
Ağustos 1972 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1615 sayılı Gümrük Kanunu 04
Kasım 1999 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
Türk Gümrük İdaresi Gümrük işlemlerini basitleştirmek ve
gümrük mevzuatını AB gümrük mevzuatı ile uyumlu hale getirmek yükümlülüğü
kapsamında 4458 sayılı Gümrük Kanununda bir kısım vesaiki yürürlükten
kaldırmıştır.
1 Ağustos 1972 tarihli 14263 sayılı 1615 sayılı Mülga Gümrük Kanunu'na bağlı Gümrük Yönetmeliği'nde, eşyanın tesliminde ordino (yük teslim talimat formu) ibrazına ilişkin hükümler bulunmakta ve mezkûr belge eşyanın teslimi öncesindeki aşamaların kontrolü amacıyla kullanılmaktayken 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda ordinoya yer verilmemiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda gümrük idaresinin görevleri sadece gümrük işlemleri ile ilgili hususlar ile sınırlı tutulmuştur.
Gümrük İdaresinin Ordino’ya İlişkin
Düzenlemeleri
Yukarıda da belirtildiği üzere; 4458 sayılı Gümrük
Kanunu’nda Ordino (yük teslim talimat formu)’ya ilişkin herhangi bir hüküm yer
almamaktadır. Bununla birlikte, Gümrük idaresinin konuya yaklaşımını ortaya
koyan belli başlı yazılara aşağıda yer verilmiştir.
Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün gümrük işlemleri ile ilgili
09.03.2000 tarihli 7617 sayılı Bölge Müdürlükleri ve Deniz Ticaret Odası’na
muhatap yazısında; ordinonun, konişmento veya yük senetlerine göre düzenlenen
bir belge olduğu ve taşıma senetlerinde yer alan tüm bilgileri ihtiva ettiği,
hukuki açıdan bakıldığında eşyanın mülkiyetinin devri yani teslimi için taşıma
senedinin gümrük idaresine ibrazının yeterli olduğu, taşıma senedinde eşyanın
göndereni ve gönderileninin belli olduğu, bu senetle eşyanın alıcıya teslim
edileceği garanti altına alındığından bahisle ordino ile ilgili ne Türk Ticaret
Kanunu’nda 4 AYLIK BÜLTEN / Haziran 2022 5 ne de Gümrük Kanunu’nda bir hüküm
bulunmadığı ve hukuki açıdan bir değer taşımadığı vurgulanmıştır.
Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 23.11.2017 tarihli 29799029
sayılı tasarruflu yazısında; gümrük mevzuatında yer almayan bir belge olan
ordinonun gümrük işlemlerinin herhangi bir aşamasında gümrük idarelerince
aranmayacağı hususu belirtilmiştir.
Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün Ordino (Yük Teslim Talimat
Formu) hakkında 26.04.2021 tarihli ve 63424348 sayılı tasarruflu yazısında;
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın ordino ücret tarifesine ilişkin
2018/1 Genelgesi aleyhine açılan dava neticesinde Yük Teslim Talimat Formu
uygulamasının kaldırıldığının anılan Bakanlık tarafından Ticaret Bakanlığı’na
bildirildiği hususu iletilmiş, bahse konu belgenin gümrük işlemlerinin ifası ve
tekemmülü sırasında gümrük müdürlüklerince aranmayacağı belirtilmiştir.
Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün İstanbul Gümrük Müşavirleri
Derneği’ne muhatap 30.07.2021 tarihli ve 65934343 sayılı yazısında; Genel
Müdürlüğün, taşıyan, acente veya komisyoncu tarafından düzenlenen bir belge
veya tahsil edilen bir ücret olan ordinonun ise, özel hukuk hükümlerine göre
acente, ithalatçı ve geçici depolama yeri işleticisi arasında ifa edilen
işlemlerin sonucunda ve özel hukuk hükümlerine göre tesis edilen sözleşmeler
(navlun, kırkambar ve saklama) kapsamında uygulandığı, bildirilmiştir.
Gümrük Yönetmeliği’nde yapılan 25.05.2022 tarihli 31846
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Değişiklik ile Yönetmeliğin 130’uncu
maddesinde değişiklik yapılmış olup söz konusu madde hükmün aşağıda yer
verilmiştir.
“Madde 130 Tabi tutulduğu gümrükçe onaylanmış işlem ve
kullanımın gerektirdiği şartların yerine getirilmesi ve gümrük vergilerinin
ödenmesi veya teminata bağlanması suretiyle gümrük işlemlerinin bitirilmesi
halinde eşya teslim edilebilir duruma gelir. Eşyanın teslimi; eşya sahibi,
taşıyıcı, işletici kuruluş veya bunların temsilcileri arasındaki sözleşme
hükümlerine göre gerçekleştirilir.”
Bu kapsamda gümrük idaresi Yönetmelik değişikliği ile
eşyanın teslimi için gümrük işlemlerinin bitirilen eşyanın “teslim edilebilir”
konuma geldiğini belirtmiş diğer taraftan eşyanın fiziki tesliminin; eşya
sahibi, taşıyıcı, işletici kuruluş veya bunların temsilcileri arasındaki
sözleşme hükümlerine göre gerçekleştirileceğini belirtmiştir.
Ticaret Bakanlığı’nın 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun
yürürlüğe girmesi akabinde son 20 yıllık süreçte bu konudaki yaklaşımını hiç
değiştirmediği, eşyanın fiziki teslim yükümlüsü olmadığını her zaman tutarlı
bir şekilde ifade ettiği görülmekte olup son Yönetmelik değişikliği ile de bu yaklaşımını
yasal zemine oturttuğu görülmektedir.
Yönetmelik değişikliği ile birlikte gümrük idaresi kendisini
ordino tartışmalarının dışında bırakmıştır. Bundan sonraki süreçte, geçici
depolama yerlerinden hizmet alacak firmaların sözleşmelerini yaparken ordino
konusunu en baştan işletici kuruluşlar ile müzakere edip netleştirmesinin önem
arz ettiği değerlendirilmektedir.