EMY ÜZERİNE İNCELEME
Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz Kasım ayında KDV mevzuatında dış ticaret erbabını etkileyen çok önemli bir değişiklik oldu:
- İthalatta gözetim uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca, gözetim uygulanmasına tabi tutulan mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin,
- İthalatta korunma önlemleri uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca korunma önlemi olarak uygulanan gümrük vergisi ve/veya ek mali mükellefiyetler, ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuat kapsamında uygulanan dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin,
İndirim hakkı kaldırıldı.
Söz konusu değişikliğe konu gözetim ve antidamping uygulamalarında fazlaca soru işareti olmasa da, Ek Mali Yükümlülük konusunda tereddütler meydana geldi. Şöyle ki; bazı ek mali yükümlülüklerin korunma önlemi olarak uygulanmaması nedeniyle bu değişikliğe konu olup olmayacağı netleştirilmesi gereken bir konu olarak ortaya çıktı. Yeri gelmişken de ek mali yükümlülüğü ana hatlarıyla incelemek faydalı olacaktır:
Ek Mali Yükümlülüğün yasal dayanağına baktığımızda karşımıza temel iki düzenleme çıkıyor: 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun ve 2004/7305 sayılı İthalatta Korunma Önlemleri Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı. Bu düzenlemeler kapsamında alınan ek mali yükümlülüğü; ülke ekonomisi yararına düzenlenmesini sağlamak amacıyla ithalat, ihracat veya diğer dış ticaret işlemleri üzerine konulan vergi ve benzeri yükümlülükler dışında konulan eş etkili mali yükler olarak tanımlayabiliriz.
Geçmişten günümüze ek mali yükümlülüklere baktığımızda; konuluş amacına göre üçe ayırabiliriz:
1- İlave Toplu Konut Fonu Olarak EMY: Malumları olduğu üzere AB’nin STA imzalamış olduğu tüm ülkelerle ülkemiz STA imzalayamamış olduğundan, ülkemiz aleyhine oluşan vergi kaybının önüne geçilebilmesi adına uygulanan ek mali yükümlülüktür.
2- Telafi Edici Vergi Olarak Ek Mali Yükümlülük: ;Ülkemizin GTS (Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi) kapsamında tek taraflı olarak taviz tanımadığı bazı ülkelere AB’nin taviz tanıması durumunda, bu ülkelerden ATR kapsamında ithal edilen eşyalarda, dolaylı olarak taviz tanınmak zorunda kalınmaktadır. Bunun önüne geçilmek adına uygulanan ek mali yükümlülüktür.
3- Mütekabiliyet (Misilleme) Olarak EMY: 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’un Cumhurbaşkanına vermiş olduğu yetki kapsamında; ülkemize tek taraflı olarak vergi koyan ülkelere karşı, ülkemizin de karşılık olarak misilleme hakkı bulunmaktadır. Bu ek mali yükümlülüğe en bilinen örnek; gümrük camiasında Amerikan EMY olarak bilinen 2018/11973 sayılı Karar ile yürürlüğe giren EMY’dir.
Burada şunu belirtmek gerekir ki; bir EMY’nin korunma önlemi kapsamında yürürlüğe konulan EMY olabilmesi için, GATT Korunma Önlemleri Anlaşmasında yer alan hükümler kapsamında soruşturmaya tabi tutulması ve yerli üreticilerin zarara uğradığının söz konusu soruşturma kapsamında net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Dolayısıyla misilleme olarak tahsil edilen EMY’yi korunma önlemi olarak uygulanan EMY olarak nitelendirmemiz mümkün bulunmamaktadır.
Korunma önlemi olarak uygulanan EMY’ler ise toplam 43 adet GTİP içerip, 8 adettir. Eşya çeşitlerine baktığımızda; duvar kağıtları, düz cam, polyester elyaf, diş fırçaları, naylon veya diğer poliamidlerden iplikler, pet cips ve öğütücü bilyalar karşımıza çıkmaktadır.
EMY hakkında diğer bir önemli konu da “müeyyide”: Şöyle ki; 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’a göre, noksan alındığı tespit edilen ek mali yükümlülüğün ithalat işlemlerini gerçekleştirenler hakkında diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, noksan ek mali yükümlülüğün iki katı para cezası uygulanmasının hüküm altına alındığı görülmektedir.
Ancak 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun“Tanımlar” başlıklı 3/9 maddesine göre “eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükler” ithalat vergileri kapsamına, dolayısıyla da gümrük vergileri kapsamına alınmıştır. Farklı bir ifadeyle ek mali yükümlülük de bir ithalat vergisidir. Aynı şekilde Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin ekinde yer alan gümrük vergileri listesinde de, “ek mali yükümlülüğe” ismen yer verildiği görülmektedir. Böylelikle eksik ödendiği tespit edilen ek mali yükümlülüğe ilişkin olarak; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234’üncü maddesi kapsamında noksanlığa isabet eden miktarın 3 katı tutarında cezai müeyyide öngörüldüğü görülmektedir.
Dolayısıyla bu iki Kanun’un müeyyide konusunda birbirleriyle çatıştığı görülmektedir. İdarenin uygulamalarına baktığımızda; Bakanlık tarafından da ek mali yükümlülüğün bir gümrük vergisi olduğu net olarak ortaya konduğundan müeyyide olarak 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234’üncü maddesinin uygulandığı görülmektedir. Ancak yine de kanaatimce 2976 sayılı Kanun, 4458 sayılı Kanun’a göre daha özel bir Kanun olduğundan ve hukuk aleminde özel nitelikli kanun ile genel nitelikli kanunun çatışması halinde özel kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği prensibi dikkate alındığında müeyyide konusunda halen soru işaretlerinin bulunduğu görülmektedir.