ANTREPOLARDA SATIŞ YOLUYLA EŞYA DEVRİ
Gümrük Yönetmeliği’nin 333’üncü maddesi uyarınca; Gümrük antrepolarında depolanan eşya satış suretiyle başkasına da devredilebilir. Gümrük antrepolarında depolanan solvent ve baz yağın satış suretiyle devrine, devralan tarafından serbest dolaşıma sokulacak olması durumunda izin verilmez. Devralanın onaylanmış kişi veya yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne sahip olması halinde gümrük antrepolarında depolanan solvent ve baz yağın satış suretiyle devrinde izin aranmaz.
Eşyanın mülkiyeti ile ilgili olarak devri önleyici haciz ya da ihtiyati tedbir kararı gibi hukuki bir engelin varlığı halinde bu durum açıklığa kavuşturulmadan işlem yapılması mümkün değildir.
Eşyanın devri ile birlikte gümrük vergileri ile para cezaları da dâhil eşya ile ilgili hukuki sorumluluklar devralana geçer ve antrepo stok kayıtlarında gerekli değişiklikler yapılır.
Eşyanın beş iş günü içerisinde gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda devre konu eşya için devralan tarafından yeni bir antrepo beyannamesi verilir. Eşyanın beş iş günü içerisinde gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması ya da yeni antrepo beyannamesi verilmemesi halinde bu sürenin aşıldığı tarihten itibaren devralana, aşılan her gün için Kanunun 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.
Antrepoda devir suretiyle eşya teslimlerinde; eşyanın kıymeti yönüyle riskli addedilebilecek durumlar söz konusudur. Eşyanın kıymetine ilişkin Gümrük Kanununda belirtilen hükümlere aşağıda yer verilmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanununun 24/1. maddesinde, “İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28 inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır….”, 24/3-a maddesinde; “Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcı veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar…” denilmektedir.
Gümrük Yönetmeliğinin 43/1. maddesinin (h) bendinde Türkiye’ye ihraç amaçlı satış deyimi Türkiye’ye ithal edilmek üzere doğrudan doğruya yapılan satış olarak tanımlanmıştır.
Diğer taraftan, her ne kadar gümrük mevzuatında satış bedelinin esas alınacağı net bir şekilde belirtilse de, Gümrük uygulamasında genel itibariyle eşyaya ilişkin antrepo beyannamesi ekinde kullanılan fatura bedelinin devir nedeniyle kesilen fatura bedelinden yüksek olması halinde eşyanın kıymeti konusunda tereddütler yaşanmakta ve her iki fatura arasındaki kıymet farkına ceza da uygulanması söz konusu olabilmektedir.
Konuya ilişkin Gümrükler Genel Müdürlüğü’nce yayımlanan yazıda antrepodaki eşyanın başkasına satış yoluyla devrinde kıymet tespitinde farklı uygulamalar olması dolayısıyla açıklamalar getirmiştir.
Söz konusu yazı da; Türkiye Gümrük Bölgesine sevk edilmesi sırasında henüz herhangi bir satışın söz konusu olmadığı, potansiyel vergi kimlik numaralı firmalarca ülkeye getirilerek antrepoya konulduktan sonra satışın gerçekleştirildiği durumlarda, eşyanın antrepoya alınması sırasında Türkiye’ye ithal edilmek üzere doğrudan doğruya yapılan bir satış söz konusu olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde, eşyanın ithal edilmek üzere antrepoda yapılan satışına ilişkin kıymetin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
İlaveten, söz konusu yazı da uluslararası borsa kıymetleri ve emsal eşya kıymetleri de incelenerek, gümrük kıymetinin aşındırılmaması gerektiği belirtilmiştir.
Görüleceği üzere, eşyanın antrepoya alınma kıymetinin devir sırasındaki kıymetinden yüksek olması halinde gümrük idaresi tarafından kıymet araştırması yapılacağından, devir işlemi sırasında kıymet farklılığı olup olmadığının kontrolü önem arz etmektedir. Uluslararası borsa kıymetlerindeki değişiklik veya eşyanın emsallerine uygunluğu gibi makul gerekçelerle açıklanamayacak ve ispatlanamayacak kıymet farklılıklarına ilişkin dikkatli olunması cezai işlemlere muhatap olmamak açısından oldukça kritiktir.