YYS NASIL DAHA CAZİP HALE GELİR?
Türkiye’de Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası olarak bilinen belge sahibi firma sayısı 754’e ulaşmış durumda. Gümrük işlemlerinin hızlandırılmasını ve kolaylaştırılmasını amaçlayan bu belge ile “güvenilir” olduklarını ispatlayan firmalar diğerlerinden ayrı bir statüye sahip oluyor ve böylelikle daha az gümrük kontrolü ve düşük teminatlı işlem yapabilme gibi kolaylıklardan yararlanabiliyorlar.
Ticaret Bakanlığı, 2013 yılı itibariyle uygulamaya başlayan bu ayrıcalıklı statüye sahip firma sayısının artırılması yönünde politikalar izliyor. Bunun için de, belgeyi daha cazip hale getirebilmek adına çeşitli regülasyonları devreye alıyor. Geride bıraktığımız 2024 yılı içerisinde YYS sahibi firmalara ilişkin olarak bu kapsamda yapılan düzenlemeler şöyle:
• Şubat 2024’te, Güney Kore ile imzalanan karşılıklı tanıma anlaşması kapsamında kolaylıklardan faydalanabilmesi için gerekli şartlar oluşturuldu.
• Temmuz 2024’te, geçici ithalat ve geçici ihracat eşyalarına ilişkin işlemlerde ayniyat tespiti gerekçesiyle eşyanın kırmızı hatta sevk edilmemesi gerektiği belirtildi.
• Kasım 2024’te, geri gelen eşyada ayniyat tespitinin aranmaması sağlandı.
Neredeyse her yıl yapılan bu düzenlemeler ile YYS sahibi firmaların avantajlarının artması hedefleniyor. Ancak on yılı aşkın süredir uygulamada olan bu statünün ayrıcalıkları maalesef halen istenilen noktada değil.
İthalatçı firmalarımızın son zamanlarda en büyük sorun yaşadıkları husus Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliğleri kapsamında yapılan denetim ve kontroller. Özellikle de her yıl aynı sayı ile tekrarlanan 1,9 ve 25 sayılı Tebliğler kapsamında TSE tarafından yapılan denetimler.
YYS sahibi firmalar her ne kadar ithalat aşamasında gümrük idaresi tarafından herhangi bir kontrole tabi olmasa da maalesef bu belge TSE denetiminde “kalkan” görevi görmüyor. Böylelikle aynı gün içerisinde gümrük işlemleri biten eşya TSE denetimine tabi olduğu için çoğunlukla antrepoya sevk ediliyor ve burada denetimin sonlandırılması için günlerce bekleniyor. Sonuçta hem ardiye/depolama maliyeti hem de zaman maliyeti artıyor.
Üretim yapan firmalar bu konuda daha şanslı. Çünkü dahilde işleme rejimi veya üretim girdi muafiyeti gibi enstrümanlar kullanarak denetimleri bertaraf edebiliyorlar. Ancak üretim yapmayan ya da üretim yapılsa bile, dahilde işleme rejimini kullanamayan firmalarımız için maalesef YYS belgesi bu noktada pek de fayda sağlamıyor. Aslında Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğünce Kasım 2020 yılında yayınlanan bir tasarruflu yazıda YYS sahibi firmalara bu sertifikaya sahip olmayan firmalara kıyasla TAREKS risk analizi aracılığıyla daha ayrıcalıklı uygulamalara sahip olduğu belirtilse de somut bir şekilde ne tür ayrıcalıkların sağlandığı halen netleştirilmedi.
Dış ticaretin daha hızlı, kolay ve güvenilir bir şekilde yapılabilmesi ve ülkenin yabancı yatırımcılar için daha cazip hale gelmesi için YYS sahibi firma sayısının artması şart. Bu noktada sadece Ticaret Bakanlığınca yapılan düzenlemeler maalesef yetersiz kalıyor. İthalat aşamasında Ticaret Bakanlığı dışında diğer kurumlar eliyle yapılan kontrollerin de YYS kapsamında azaltılması veya eşya tesliminden sonra yapılması bu belgeyi çok cazip hale getirecektir. Bu kapsamda ithalat denetimini icra eden tüm Bakanlıkların yapacağı ortak bir çalışma dış ticaretimize olumlu katkı sağlayacaktır.