NE ARAMIŞTINIZ
TR
TR EN DE


Genel

YILIN İLK YARISINDA DIŞ TİCARETİMİZ

10/07/2025

Geçtiğimiz günlerde açıklanan Haziran verileri, ihracatın yüzde 8, ithalatın yüzde 15,3 arttığını gösterdi. İyi haber, tüm zorluklara rağmen ihracatta güzel bir artış yakalanmış olması. Son 11 ayın en yüksek artış hızına ulaşan ihracatımız aynı zamanda şimdiye kadarki en yüksek aylık ihracat düzeyine çıkması açısından değerli. Karşı tarafta ise, ithalatın ihracatın neredeyse iki katı hızında yükseldiğini görüyoruz.

2024 genelinde nispeten hız kaybeden ithalat, son aylarda yeniden hareketlenmeye başladı. Ekim’de 77,9 milyar dolar ile yakın geçmişin en düşük düzeyine inen yıllıklandırılmış (son 12 aylık) dış ticaret açığımız, bugün itibarı ile 89 milyar dolara çıktı.

Yılın ilk yarısında Türkiye’nin ihracatı yüzde 4,1 artışla 131,4 milyar dolar; ithalatı yüzde 7,2 artışla 180,9 milyar dolar oldu.

Ekonomi yönetiminin son iki yıldır uygulamakta olduğu sıkı para politikası, genel anlamda tüketime dayalı büyüyen ekonomide iç talep artışını daha ılımlı hale getirmeyi amaçlıyor. İç talepte yavaşlama ithalat tarafında da kontrollü bir artış olmasını beraberinde getiriyor. İhracata girdi olarak kullanılan hammadde ve ara malzeme ithalatı, iç talepteki yavaşlamaya uygun şekilde devam ederken, tüketime yani doğrudan iç talebe bağlı bazı sektörlerde ithalat hızla artmaya devam ediyor. Özellikle otomotiv ve elektronik ürünlerde ithalatımızın neredeyse hız kesmeden yükseldiğini görüyoruz. İlk altı ayda otomotiv ithalatımız yüzde 14,1 yükselirken, sadece Haziran’daki artış yüzde 37 gibi ciddi bir hıza ulaştı.

Bunların yanında bu yıl küresel gelişmelerin de etkisiyle ilk 6 ayda altın ithalatımız yüzde 25 yükseldi. Sadece Haziran’daki artış ise yüzde 45.

İhracatımız ise büyük oranda dış talebe bağlı. Hedef pazarlarımızda ekonomik büyüme son birkaç yıldır yatay seyrettiği için, Türkiye’nin satışları da buna uyumlu bir patika izliyor. Ancak bu süreçte ihracatı zorlaştıran bazı içsel faktörler de doğdu. Bunlardan biri Türkiye’deki üretim maliyetlerinin, küresel fiyatlara göre daha hızlı yükselmesi. Bu nedenle, ihracat yapan firmaların çoğu, uluslararası fiyat seviyesinin üzerine çıkmamak için karlarından vaz geçiyorlar. Zararına satış yapan firmalar da yok değil. İkinci bir faktör ise TL’de yaşanan değerlenme. Her ne kadar son dönemde bu değerlenme yerini yatay bir seyre bırakmış olsa da; TL önceki yıllarda göre bir miktar daha değerli.

Yeni bir iç ve dış şok yaşamazsak, Temmuz ayında PPK yeniden faiz indirimlerine başlayacak görünüyor. Enflasyon aşağı geldikçe, politika faizi de düşürülecek. Yıl sonuna kadar muhtemelen her toplantıda indirim açıklaması gelecek. 2025 sonunda TÜFE’nin yüzde 29, politika faizinin de yüzde 32 civarında olması mümkün.

İndirimler başladığında piyasalarda hızlı bir hareketlenme beklemek aşırı iyimserlik olur. Muhtemelen Ekim’den itibaren üretim ve tüketim göstergelerinde yön yukarı dönmeye başlar. Bu da bir yandan ithalat talebinde kademeli bir canlanmayı beraberinde getirecek, bir yandan da ihracatçı firmaların finansman maliyeti sorunları az olsa hafifletecektir.

Web sitesi kullanım deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Çerez Politikası’nden erişebilirsiniz.
Onaylıyorum
  
Onaylamıyorum