YAPILANDIRMADA SIKLIKLA KARŞILAŞILAN SORULAR VE CEVAPLARI
Öncelikle; siyasi iktidar tarafından neredeyse her yıl çıkarılan yapılandırma kanunlarını “haksız rekabeti teşvik etmesi” nedeniyle pek sevimli bulmadığımı belirtmek isterim. Her ne kadar sevimsiz olarak bulsam da, ülkenin yoğun gündemi içerisinde 7440 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 12 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe girdi. Söz konusu Kanun’a ilişkin detayların yer aldığı Tebliğ ise 23.03.2023 tarih ve 32141 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı.
Kanun ve Tebliğ’de yer alan hükümleri çok kısa olarak özetleyecek olursak;
Kanun kapsamına;
- Kesinleşmiş gümrük alacaklarının,
- Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan gümrük alacaklarının,
- Kendiliğinden bildirim üzerine tahakkuk edecek gümrük alacaklarının,
- İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemlerden doğacak gümrük alacaklarının,
Girdiği görülmektedir.
Ayrıca; söz konusu alacakların yapılandırılabilmesi için gümrük yükümlülüğünün 31.12.2022’den (bu tarih dahil) önce başlaması gerekmekte. Son başvuru tarihi de 31 Mayıs 2023 olarak hüküm altına alınmış durumda. Bu yazımızda, 7440 sayılı Yapılandırma Kanunu çerçevesinde çokça karşılaşılan sorular ve bu sorulara yönelik değerlendirmelerimize alt başlıklar halinde yer verilecektir. Dilerseniz başlayalım:
i) Uzlaşma sağlanan alacaklar yapılandırmaya konu edilebilir mi?
Uzlaşma Yönetmeliği’nin “Uzlaşmanın Kesinliği” başlıklı 21/3’üncü maddesinde “Üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit edilen hususlar dâhil olmak üzere, bu Yönetmelik kapsamında oluşturulan komisyonların tüm çalışmaları ve işlemleri hakkında yükümlü veya cezanın muhatabı ya da idare tarafından dava açılamaz, hiçbir mercie şikayet veya itirazda bulunulamaz, herhangi bir idari inceleme, araştırma ve soruşturmaya konu edilemez, geri verme ve kaldırma talebinde bulunulamaz” hükmünün yer aldığı görülmektedir. Dolayısıyla anılan madde metni içeriğinde “yapılandırılamaz” hükmüne açıkça yer verilmediğinden uzlaşılan tutarların da yapılandırmaya konu edilebileceği değerlendirilmektedir.
ii) 12.03.2023 tarihinden önce üzerinde uzlaşılan, ancak 1 aylık ödeme süresi içerisinde ödenmeyen alacaklar ya da taksitlendirilmiş alacakların ödenmeyen kısmı yapılandırılabilir mi?
Uzlaşılan alacaklar “kesinleşmiş alacaklar” olarak değerlendirileceğinden, Tebliğ’in 4’üncü maddesi kapsamında yapılandırılması mümkündür.
iii) Gümrük cezalarının yapılandırılmasının YYS ve OKSB sahibi firmalara etkisi nasıl olacak?
Öncelikle belirtmek gerekir ki; ne Yapılandırma Kanununda ne de ilgili Tebliğde YYS ve/veya OKSB’ye ilişkin herhangi bir hüküm bulunmuyor. Bilindiği üzere, “uzlaşılan” tutarlara ilişkin mevzuat ihlallerinin YYS sahibi olmanın bir koşulu olan güvenilirlik için dikkate alınmayacağı Uzlaşma Yönetmeliği’nde açıkça belirtilmiş. Ancak aynı net ifadeleri Yapılandırma Kanunu ve Tebliğinde göremediğimizden, yapılandırılan tutarlara ilişkin mevzuat ihlallerinin bu kapsamda değerlendirilmeyeceği öngörülüyor. Diğer taraftan önceki yapılandırmalara ilişkin olarak Gümrükler Genel Müdürlüğünün 28.06.2021/65092496 tarihli sayılı yazısında da, görüşümüze paralel olarak, 4 AYLIK BÜLTEN / Nisan 2023 “Gerek Gümrük Yönetmeliğinin 23'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentlerinde, gerekse Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliğinin 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (c), (ç) ve (d) bentlerinde yer alan kesinleşmiş gümrük cezalarına dair hükümler bu cezalardan doğan kamu alacaklarına ilişkin değil bu cezaların oluşmasına sebep olan gümrük mevzuatı ihlallerine ilişkin hükümlerdir. Dolayısıyla bu cezalardan doğan kamu alacaklarının yapılandırma kapsamına alınmış olması bu cezaların onaylanmış kişi statü belgesi ile yatkilendirilmiş yükümlü sertifikası başvurularında dikkate alınmaması için sebep teşkil etmemektedir” hususlarına yer verildiği görülmektedir.
iv) Yapılandırmaya konu alacaklara sebebiyet veren gümrük yükümlülüğünü doğuran fiiller ile ilgili olarak aynı zamanda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca işlem yapılması halinde bu alacaklar yapılandırılabilir mi?
Tebliğ’in “Çeşitli Hükümler” başlıklı 10/8’inci maddesinde; “1/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca verilen idari para cezaları Kanun kapsamında bulunmamaktadır” hükmü yer aldığından; bahse konu Kanun kapsamında bulunan ve yapılandırmaya konu alacaklara sebebiyet veren gümrük yükümlülüğünü doğuran fiiller ile ilgili olarak aynı zamanda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca işlem yapılması halinde bu alacaklar için yapılandırma talebinde bulunulabilecektir.
v) Tasfiyelik eşyanın yerinde bulunmamasından kaynaklı tahakkuk yapılandırmaya konu edilebilir mi?
Gümrük Kanununun 177 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tasfiye edilmesine karar verilen eşyanın bulunmaması halinde, tahsil edilmesi gereken ithal eşyası için CIF, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile bunlara ilişkin gümrük vergileri tutarlarının yapılandırmaya konu edilip edilmeyeceği de sıklıkla sorulan sorular arasında yer almakta.
İlgili mevzuata baktığımızda;
7440 sayılı Kanunun “Kapsam ve Tanımlar” başlıklı 1/b maddesinde; “31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları”,
1/(2)-b maddesinde ise;
"2) Bu Kanunun uygulanmasında; ..., b) Gümrük vergileri: İlgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip ve tahsil edilen gümrük vergisi, diğer vergiler, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü,... ifade eder"
Hükümleri yer almaktadır.
Gümrük Kanununun 177/3’üncü maddesi çerçevesinde tahsil edilmesi gereken CIF/FOB bedel ve buna ilişkin gümrük vergilerinin, Tasfiye Yönetmeliğinin 66 ncı maddesine göre gümrük müdürlüklerince 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde tahsil edilmesi gerekmektedir. Anılan hükümlerde geçen CIF/FOB bedel, tasfiyelik eşyanın bulunmamasından kaynaklanan zararın tazmin edilmesi için eşya bedelinin karşılığı olup, kanaatimizce bu miktarın vergi veya ceza olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ayrıca; CIF/FOB bedele ilişkin vergiler, 7440 sayılı Kanunun 1/(2)-b maddesindeki gümrük vergileri tanımı kapsamında eşyanın ithalinde veya ihracında uygulanan bir vergi değildir.
Sonuç olarak; tasfiye edilmesine karar verilen eşyanın
bulunmaması halinde, tahsil edilmesi gereken ithal
eşyası için CIF, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile bunlara
ilişkin gümrük vergileri tutarlarının 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre takip edilen alacaklardan biri olmasına
rağmen, yukarıda açıklanan hususlar göz önünde bulundurulduğunda yapılandırmaya konu edilemeyeceği
değerlendirilmektedir.