TÜRKİYE’NİN KÜRESEL TİCARETTE PAYI ARTARKEN, GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ VİZYONU DA DEĞİŞİYOR
2001, Türkiye ekonomisi için bir dönüm noktası idi. O güne dek yaşanmış en büyük kriz, ekonominin temel taşlarının yeniden dizilmesi ile geride bırakıldı. Kamu maliyesi ve bankacılık alanındaki reformlar, ardından gelen uzun dönemli siyasi istikrar, ülkenin pek çok alandaki temel göstergelerinde uzun süreli bir iyileşme sürecini de beraberinde getirdi. Bunlardan biri de dış ticaretti.
2001’de dünya mal ticareti 6 trilyon doların biraz üzerindeyken, Türkiye 31 milyar dolar ihracat ile küresel ihracat pastasından yüzde 0,5, 41 milyar dolar ithalat ile ithalat pastasından yüzde 0,7 pay almıştı.
2023 verileri henüz netleşmemiş olsa da, küresel ihracatın 23,5 trilyon dolar olduğu düşünülüyor. Bu durumda, Türkiye’nin Dünya ihracatındaki payı ilk kez yüzde 1,1 düzeyine, Dünya ithalatındaki payı ise yüzde 1,5’in üzerine çıkmış olacak.
Bugün, Türkiye hem dış ticaret rejimi ve uygulamaları boyutunda; hem de iş yapma pratiği boyutunda Dünyanın en nitelikli ülkeleri arasında yer alıyor. Küresel ölçekte 150 binden fazla firmamız ticaret yapıyor. Bu firmaların en güvenilir yol arkadaşı ise gümrük müşavirlikleri.
Gümrük müşavirliği eskiden olduğu gibi sadece beyanname düzenlemekten ibaret değil. Son yıllarda gümrük müşavirliği firmaları, dış ticaret camiası için
- Hedef pazar ticaret analizi,
- Hedef ya da tedarikçi pazar mevzuat danışmanlığı,
- Türk mevzuatı danışmanlığı,
- Dijitalleşme desteği
- Yatırım teşvik ve ihracat destekleri danışmanlığı gibi alanlarda da hizmet vermeye başladı.
Her şey gibi, sektör de gelişiyor ve yenileniyor. Bu gelişimin önemli ayaklarından birini de dijital altyapı ve dijital güvenlik oluşturuyor. Önümüzdeki yıllarda, gümrük müşavirliği sektöründe de dijitalleşmeye önem veren, bu alanda yatırımlarını artıran firmalar diğerlerinden olumlu yönde ayrışacak.