SİSTEM-BEYAN FARKI CEZALARINA GENEL BAKIŞ
Özellikle Gümrük ve Dış Ticaret Bölge
Müdürlükleri tarafından yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen
sistem-beyan farkından kaynaklı cezalar sıklıkla firmaların gündemini meşgul
etmekte.
Peki nedir sistem-beyan farkı?
“BİLGE sisteminin hesaplamış olduğu
vergiler ile yükümlüsünce beyan edilen vergiler arasında farklılıklar” olarak
tanımlayabiliriz kısaca. Gümrük idaresi Bakanlığın Karar Destek Sistemi (KDS)
ve BİLGE sistemi üzerinde yapmış olduğu incelemeler sonucunda söz konusu
farklılıkları kolayca tespit edebilmektedir. Tahmin edileceği üzere buradaki en
önemli nokta: Bu farklılığın sebebi.
Bu farklılık çeşitli nedenlerden
ortaya çıkabiliyor.
Örnek vermek gerekirse;
- Antrepo beyannamesinde beyan
edilen KDV oranı ile serbest dolaşıma giriş beyannamesinde beyan edilen KDV
oranının farklı olması: Bazen antrepo beyannamesi oluşturulurken hem süre
kısıtının olması hem de vergisel yükümlülüğü bulunmamasından kaynaklı
firmalarca/müşavirlerce çok detaylı kontrol edilemiyor. Serbest dolaşıma giriş
beyannamesi tescili esnasında hata fark edilerek doğru KDV oranı ile beyan
yapılabiliyor. Bu durumda olması gereken: İdarenin gerekli araştırmayı yaparak
doğru KDV oranını tespit etmesi, serbest dolaşıma giriş beyannamesinde beyan
edilen oranın doğru olması halinde de antrepo beyannamesinde yanlış oran beyan
edildiğinden söz konusu hataya ilişkin olarak usulsüzlük cezası tatbik
etmesidir. Ancak çoğu zaman idare iş yoğunluğundan ve zamanaşımından kaynaklı
gerekli incelemeyi yapamamamakta ve serbest dolaşıma giriş beyannamesinde beyan
edilen KDV oranını hatalı varsayarak yükümlülere Gümrük Kanununun 234’üncü
maddesi kapsamında ceza kararı düzenleyebilmektedir. Böyle bir dıurumda güncel
mevzuatı da ortaya koyarak detaylı bir itiraz dilekçesi hazırlanarak Bölge
Müdürlüğüne itiraz edilmesi en doğru karar olacaktır.
- Aynı GTİP üzerinde farklı
KDV oranlarının uygulanabilmesi: Örneğin eşyamız KDV (I) sayılı liste
içerisinde. Normal şartlar altında eşyamızın KDV oranının % 1 olması gerekiyor.
Ancak 2007/13033 sayılı Karar”ın 1’inci maddesinin 3’üncü fıkrası uyarınca eşyamız aynı
zamanda ÖTV’ye de tabi ise, o zaman KDV oranı %10 olmalı. Bazen Bakanlık
sistemi ticari tanımdan da kaynaklı olarak söz konusu eşya için sistem üzerinde
KDV oranını %10 olarak doğru kabul edebiliyor. Böylelikle ÖTV’ye tabi olmadığı
için %1 KDV oranı ile “doğru” beyan ettiğimiz eşya için sistem-beyan farkı
oluşuyor ve idare tarafından da gerekli inceleme yapılmadığında Gümrük Kanunun
234’üncü maddesi kapsamında cezai müeyyide ile karşılaşılıyor.
- Aynı GTİP üzerinde farklı İGV oranlarının
uygulanabilmesi: Örneğin “çiçek süsleme eşyası” ticari tanımlı ve
5603.92.90.00.19 GTİP’inden beyan edilen eşyamızın üzerinde 2011/2203 sayı BKK
gereği İGV bulunmaktadır. Ancak bu Karar’ın 4 nolu Dipnotunda; “bu pozisyonda
sınıflandırılan eşyadan,boyanmamış olanları ile boyanlı iplik veya elyaftan
olmayan herhangi bir kimyasal işleme tabi tutulmamış olanlarının ithalinde
ilgili stünlara göre hesaplanan İGV'sinin %60 'ı tahsil edilir” hükmü yer
almaktadır. Böylelikle eşyamız eğer bu tanıma uyuyorsa %60’lık olarak ve doğru
olarak beyan ettiğimiz İGV, ileride maalesef sistem-beyan farkı incelemesine
konu olabiliyor.
- Yükleme tarihinden kaynaklı İGV’den
muafiyet hali: İGV alınmasına ilişkin olarak yeni bir Karar çıkması
halinde, yoldaki eşyalara ilişkin olarak yükümlü mağduriyetinin engellenmesi
adına çoğunlukla bu Karar’lara geçici madde hükmü eklenmekte ve bu madde
gereğince de Karar’ın yayım tarihinden önce yüklemesi yapılan ve yine Karar’da
belirtilen zaman aralığında ithalatı gerçekleştirilen eşyalardan İGV
alınmamaktadır. Eğer bizim eşyamız da İGV’ye ilişkin Karar’ın çıkmasından önce
yüklenmişse doğal olarak İGV tahakkuk ettirilmeden beyanname tescil edilmekte
ve işlemleri tamamlanmaktadır. Ancak daha sonra gümrük idaresi tarafından
yapılan incelemede ilgili GTİP’in karşısında İGV kayıtlı olduğundan
sistem-beyan farkı oluşabilmektedir.
- Beyannamede muafiyet kodunun beyan
edilmemesi: Örneğin 2007/13033 sayılı KDV Kararı eki (II) sayılı listenin
B) Diğer Mal ve Hizmetler bölümünün 18. Sırasında kayıtlı “Sağlık Bakanlığı
tarafından ruhsatlandırılan veya ithaline izin verilen beşeri tıbbi ürünler, bu
ürünlerin terkibinde bulunan etkin maddeler ve etkin madde üretiminde kullanılan
hammedeler” cinsi eşyanın indirimli olarak %10 KDV oranından faydalanabilmesi
için Sağlık Bakanlığınca düzenlenen gümrük muafiyeti yazısı veya bu muafiyeti
içeren uygunluk belgesi ya da ruhsatnamesinin gümrük işlemleri sırasında sunulması
ve buna ilişkin bilginin beyannamenin 44 nolu hanesinde belirtilmesi gerekmektedir.
Firma olarak söz konusu belgeleri temin etmiş olsak bile beyannameye “0840”
muafiyet kodunu girmememiz halinde daha sonradan yapılacak bir gümrük
incelemesinde sistem-beyan farkı ile karşılaşma riskimiz oldukça yüksek.
Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama konunun
anlaşılması açısından bu kadar örneğin yeterli olacağını düşünüyorum. Burada
dikkat edilmesi gereken nokta, örneklerden de görüleceği üzere genellikle
beyannamelerde verginin doğru hesaplanmış olması, yani aslında Gümrük Kanunu md
234 kapsamında herhangi bir cezai durumun olmaması.
Sistem-beyan farklarında konuşulması gereken
diğer bir husus da; düzenlenen ek tahakkuk ve ceza kararlarının yeterli
izahatten yoksun olması. Düzenlenen çoğu Karar’da maalesef sadece sistem-beyan farkından
bahsedilmekte, ancak söz konusu farkın nereden kaynaklandığına hiç
değinilmemektedir. Dolayısıyla firmalar da gelen cezanın nedenini anlamakta
güçlük çekmekte, gümrük idaresi yetkilileri ile yapılan ikili görüşmeler
neticesinde cezanın sebebini öğrenebilmektedirler.
Ezcümle; yukarıda detaylı bir şekilde değindiğim
sistem-beyan farkından kaynaklı cezalar, çoğu zaman zamanaşımı kaygısıyla ve iş
yoğunluğu nedeniyle idare tarafından gerekli inceleme yapılmadan düzenlenip
tebliğ edilmektedir. Dolayısıyla tebliğ edilen bu ek tahakkuk ve ceza kararları
detaylı bir şekilde tetkik edilmeli, eğer ilgili ek tahakkuk ve cezanın sebebi
anlaşılamıyorsa gümrük idaresi yetkilileri ile iletişime geçilmelidir. Cezanın
sebebi anlaşıldıktan sonra eğer cezanın haksız olarak tebliğ edildiğine
inanıyorsak haklılığımızı ortaya koyacak şekilde tüm mevzuat ve gerekçeler
ortaya konarak detaylı bir itiraz dilekçesi düzenlenmeli ve yasal süresi
içerisinde Bölge Müdürlüğüne iletilmelidir.