NE ARAMIŞTINIZ
TR
TR EN DE


Genel

İHRACAT VE İHRACAT BEDELLERİNE İLİŞKİN HUKUKİ DÜZENLEMELER

15/05/2026

İhracat, en genel tanımıyla bir malın bir ülkeden başka bir ülkeye satılması ve gönderilmesi işlemidir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu ise ihracat kavramını teknik bir çerçevede ele almakta olup, ihracatı serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç amacıyla Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkarılması olarak tanımlamaktadır.

Bir eşyanın ihracat kapsamında değerlendirilebilmesi için fiilen Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkarılması zorunludur. Bu kapsamda, eşyanın karayolu veya demiryolu ile taşınması halinde kara sınır kapısından çıkışı; denizyolu veya havayolu ile taşınması halinde ise taşıma aracının hareketi ile birlikte ihracat işlemi tamamlanmış sayılır. Ayrıca Türkiye’deki serbest bölgelere yapılan teslimler de mevzuat uyarınca ihracat kapsamında değerlendirilmektedir.

Bir eşyanın ihraç edilebilmesi için Türkiye’de üretilmiş olması şart değildir. Yurt dışından ithal edilmiş veya yurt içinde temin edilmiş bir eşya da ihraç edilebilir. Ayrıca eşyanın yalnızca satış amacıyla değil, farklı hukuki ve fiilî amaçlarla da yurt dışına çıkarılması mümkündür. İhracat, eşyanın ticari veya ticari olmayan bir amaçla Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkarılması olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda, eşyanın yurt dışında tamir edilmesi veya sergilenmek üzere geçici olarak yurt dışına gönderilmesi gibi işlemler de ihracat niteliği taşımakta olup, işlem türüne göre geçici ihracat veya bedelsiz ihracat hükümlerine tabi olabilmektedir.

İhracatı mevzuatla yasaklanmamış olan tüm malların ihracı mümkündür. Bununla birlikte bazı malların ihracı idari izinlere tabi tutulmuştur. Örneğin, askeri nitelikli malzemelerin ihracı için ilgili yetkili kurumlardan izin alınması gerekmektedir. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları da ihracat işlemleri bakımından bağlayıcı nitelik taşımaktadır. Bu kapsamda uygulanan yaptırım ve ambargolar, belirli ülke, kişi veya kuruluşlarla ticari ilişkileri sınırlayabilmekte olup, bu düzenlemelere aykırı işlemler ciddi hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilmektedir.

İhracat işlemleri yalnızca gümrük mevzuatı ile sınırlı olmayıp, aynı zamanda kambiyo rejimi kapsamında da değerlendirilmektedir. Bu çerçevede ihracat süreci, eşyanın fiziki olarak yurt dışına çıkarılmasının yanı sıra ihracat bedelinin yurda getirilmesi ve finansal sistem üzerinden tasfiyesi aşamalarını da içeren bütüncül bir hukuki yapıya sahiptir.

Kambiyo rejiminin temel dayanağını Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar oluşturmaktadır. Anılan Karar, Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla döviz işlemlerine ilişkin esasları düzenlemekte ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na düzenleme yetkisi vermektedir. Bu çerçevede ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin usul ve esaslar, 32 sayılı Karar’a dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemeler ile belirlenmektedir.

Bu kapsamda İhracat Bedelleri Hakkında Tebliğ (2018-32/48) uyarınca, Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedellerin, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilmesi veya yurda getirilmesi zorunludur.

Dolayısıyla, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren azami 180 gün içerisinde yurda getirilmesi esastır. Bedelin bankaya intikal ettiğinin tevsiki amacıyla ilgili banka tarafından İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) düzenlenir. İhracat bedelinin döviz olarak Türk lirasına çevrilmesi halinde ise ayrıca Döviz Alım Belgesi (DAB) tanzim edilmektedir.

Mevcut düzenlemeler çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan İhracat Genelgesi uyarınca ihracat bedellerinin belirli bir oranının Merkez Bankasına satılması yükümlülüğü bulunmaktadır. Güncel uygulama kapsamında, yurda getirilen ihracat bedellerinin asgari %25’inin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına satılması zorunludur.

Hal böyle iken, ihracat işlemleri, yalnızca eşyanın fiziki olarak ülke dışına çıkarılmasından ibaret olmayıp; aynı zamanda gümrük ve kambiyo mevzuatının birlikte uygulanmasını gerektiren çok boyutlu bir hukuki süreçtir. Bu yönüyle ihracat rejimi, dış ticaret hukukunun yanı sıra para ve finans hukukunu da ilgilendiren karma nitelikte bir düzenleme alanı oluşturmaktadır.

Web sitesi kullanım deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Çerez Politikası’nden erişebilirsiniz.
Onaylıyorum
  
Onaylamıyorum