GÜMRÜK HUKUKUNA İLİŞKİN UYUŞMAZLIKLAR
Ticari eylemler sebebiyle eşya ve malların ülke sınırları içerisine girişinin ve ülke sınırlarından çıkarılışının hem devlet tarafından kontrolünün hem de takibinin yapılabilmesi için oluşturulan hukuk dalına gümrük hukuku denilmektedir. Yapılan kontrol ile hem yasa dışı malların ülkeye girişi ve ülkeden çıkışı engellenmiş olur hem de vergiye bağlanmış olur. Gümrük, İthalat ve İhracat Hukuku malların ülkeye girerken veyahut çıkarılırken gümrükte yaşanılabilecek sorunların çözümünü sağlayan hukuk dalıdır.
Gümrük hukuku kapsamında gümrük vergisinden ve gümrük cezasından kaynaklanan idari uyuşmazlıkların yaşanması durumunda; uyuşmazlıkların çözümü için doğru şekilde gerçekleştirilecek hukuki işlemler ile bu uyuşmazlıklardan doğacak mağduriyet ve zararların önlenmesi mümkündür. İlgili mevzuat hükümlerine ve usulüne uygunluk sıkı sıkıya bağlı olmalıdır. Burada yaşanacak en ufak ihmali davranış bile büyük sonuçlara, cezai ve mali yaptırımların yaşanmasına sebebiyet verebileceğinden son derece önemlidir.
4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 3/8 maddesinin a bendinde (Değişik: 18/6/2009-5911/1 md.);
“Gümrük vergileri” deyimi, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü”
ifade eder. Gümrük vergisi, ülkeye giren veya ülkeden çıkan eşyaya uygulanan vergi olarak da tanımlanmaktadır.
Uygulanacak vergi, her yıl Resmi Gazetede yayımlanan tarifeye göre belirlenmektedir.
Gümrük hukukuna dair uyuşmazlıklar, gümrük ve kaçakçılık mevzuatına ilişkin hükümler başta olmak üzere, idari yargı alanını da ilgilendiren ve çözümü, üzerinde ehemmiyetle durulmasını gerektiren ciddi bir hukuki uzmanlık dalıdır.
Gümrük idarelerinin işlemlerine ilgililer veya temsilcileri tarafından gerçekleştirilen itiraz ve dava yollarının doğru uygulanması çok önemlidir. Yapılacak yanlış itiraz ve davalar ilgililerin yüksek oranda idari para cezaları ödemesine veya hürriyeti bağlayıcı ceza almasına neden olabilmektedir. Bu tür uyuşmazlıkların hukuki çözümüne dair değerlendirme yapılırken; konuya ilişkin, eşyanın menşei ve kıymetine ilişkin hükümler, tarifeye ilişkin hükümler, genel gümrük işlemlerine ilişkin hükümler, ithalat ve ihracata ilişkin hükümler, ekonomik etkili gümrük rejimleri, ekonomik etkili olmayan gümrük rejimleri, dış ticarete ilişkin hükümler başta olmak üzere tüm Gümrük Mevzuatı, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, EPDK Mevzuatı, Gelir Vergisi Kanunu, Vergi Usul Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Kabahatler Kanunu ve Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde çalışma yapılmalıdır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu alanlarda teknik bilgi ve tecrübe sahibi olunması zorunludur.
Gümrük mevzuatında taraflarca yaşanabilecek risk, eşyanın müsaderesinden, yüksek oranlardaki idari para cezalarına, nakliye araçlarına el konulmasından, hürriyeti bağlayıcı cezalara, vergi cezalarından vergi kaçakçılığı suçuna kadar giden ağır hukuki yaptırımları bünyesinde barındırmaktadır.
Dolayısıyla ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin artması ve yeni ticari kapıların açılması bunun yanında ülkemizin gümrük birliğine üye ülkelerden olması gibi nedenlerle gümrük mevzuatında sürekli değişiklikler yaşandığından Gümrük mevzuatı adeta dinamik bir yapıya sahip olduğu söylenebilir. Gümrük idaresi ile yükümlüler arasında sürekli değişen yapıya ayak uyduramama, teknik uzmanlık gerektirmesi ve buna bağlı olarak hükümlerin doğru bir şekilde çözümlenemesi ya da yanlış yorumu gibi sebepler gümrük idaresi ile yükümlüler arasında uyuşmazlıkların yaşanmasına sebebiyet vermesi açısından büyük önem arz etmektedir.