GÖZETİM KRİZİ ÇÖZÜLÜYOR MU?
Gözetim; bazı ürünlerin ithalatında haksız fiyat rekabetini önlemek ve yerli üreticileri korumak amacıyla belirlenmiş bir kıymet üzerinden kontrol mekanizması uygulamasıdır.
Gözetim uygulaması Türkiye’de “İthalatta Gözetim Uygulaması Hakkında Karar” ve bu karara dayanılarak çıkarılan tebliğler ile düzenlenmektedir. Söz konusu sistem, ithal edilen mallar için belirli bir asgari birim kıymet belirleyerek, bu kıymetin altında kalan ithalat işlemlerinde Ticaret Bakanlığı’ndan Gözetim Belgesi ibrazını zorunlu kılmaktadır.
Kıymet Kriterli Gözetimin Uygulanması hakkında 2019/1 sayılı Genelge ile; eşyanın gümrük kıymetinin gözetim tebliğinde belirtilen kıymetten düşük olması durumunda (teslimden sonra yapılan kontroller ve GTİP değişikliği de dahil olmak üzere), kıymetin gözetim tebliğinde belirtilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde beyannamede yurtdışı diğer gider beyan edilmesi halinde yükümlüden gözetim belgesi ibrazı istenilmiyordu ve ceza uygulanmadan vergiler tahsil ediliyordu.
Fakat, Danıştay 7. Dairesi; kısaca kanunilik ilkesine aykırılık gerekçesiyle 2019/1 sayılı Genelge’yi iptal etti.
Danıştay’ın söz konusu Genelgeyi iptal etmesi ile artık; eksik gözetim kıymeti beyanının tespitinde yurtdışı diğer gider beyan edilerek ek tahakkuk yapılmasına izin verilmeyecek ve gözetim belgesi muafiyeti sağlanamayacak. Ayrıca, gözetim belgesi ibraz edilmemesinin tek başına Gümrük Kanunu’nun 235. maddesi kapsamında cezai işlem nedeni sayılamayacağı da açıkça ifade edilmiş.
Buna karşın Gözetim Tebliğleri halen uygulamada olup gözetim kıymetlerinde herhangi bir değişiklik olmadı. Dolayısıyla söz konusu Danıştay Kararı gözetim uygulamasını ortadan kaldırmadı, yalnızca bir Genelge ile yapılan idari uygulamaları iptal etti.
Gümrükler Genel Müdürlüğü ise bu sabah ‘Gözetim Tebliğleri’ konulu bir yazı yayımladı. Bu yazıya göre; gözetim uygulaması kapsamındaki tebliğlerde belirlenmiş olan birim gümrük kıymetinin altındaki eşyanın ancak Ticaret Bakanlığı ithalat Genel Müdürlüğünce düzenlenecek gözetim belgesi ile ithal edileceği, eşyanın söz konusu birim gümrük kıymetinin üzerinde ithal edilmek istenilmesi durumunda ise gözetim belgesinin aranmayacağını belirtti.
Peki şimdi ne olacak?
Danıştay Kararı, Genelge ile gümrük kıymetine müdahale edilemeyeceğini ortaya koymasına rağmen, uygulamada bu müdahalelerin devam etmesi, idarenin yargı kararına uyma yükümlülüğünü zedeleyeceğinden söz konusu yazıda; kıymetin gözetim tebliğinde belirtilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde beyannamede yurtdışı diğer gider beyan edilmesi ile ilgili açıkça bir ibare yer almamakta.
İlave olarak, gözetim belgesi almak isteyen firmalar için oluşacak zaman kaybı ve ek maliyet dışında Bakanlık İthalat Genel Müdürlüğü için de ciddi bir iş yükü olacağından gözetim belgesi alma seçeneği de şu an için uygulanabilir görünmemektedir.
Son olarak; Kararın, ilerleyen dönemlerde gözetim kıymeti
uygulamalarıyla ilgili yeni davalara dayanak teşkil etmesi ihtimalinden dolayı Ticaret
Bakanlığı’nın gerek uygulama esasları gerek cezai durumları belirleyen yeni bir
yasal altyapı oluşturması elzemdir. Bu süreçte sektördeki farklı yorumlar
nedeniyle oluşan bilgi kirliliği ve bekleyen ithalat işlemleri için gümrük
idarelerinden gelecek uygulama talimatlarını bekleyeceğiz.