DIŞ TİCARETTE KORUNMA ÖNLEMLERİ KÜRESEL PİYASALARI KÜÇÜLTMEYE DEVAM EDİYOR
Ekonomik işbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) yayınladığı Ekonomik Görünüm Raporunda küresel ekonomik büyümenin bu yıl %2,9 olacağı, 2023 yılında ise %2,7 olarak azalacağı ön görülmüştü. Küresel ticaret savaşları ile birlikte dış ticarette korunma önlemleri artmaya devam ederken jeopolitik krizlerin de devreye girmesiyle ‘’korumacılık’’ dünya genelinde ülkelerin dış politikalar stratejisi olarak kabul edilmeye başlandı ifadesi yerinde olur. Bunların yanı sıra jeopolitik krizlerin neden olduğu mülteci akını sebebiyle yaşanan vize problemleri ve ülke sınır geçişlerinde kontrol sıklığının artışı da cabası.. Kısa bir süre önce, serbest dolaşım bölgesi olan 27 üyeli Schengen Bölgesi’nde sınır kontrollerinin ‘’geçici olarak’’ yeniden hayata geçirilmesine karar verildi. Kademeli olarak ülke bazında sınır kontrolleri ya başlatıldı ya da sıklığı artırılmaya devam ediyor.
Jeopolitik gerilimlerin ve dış ticarette korumacılık kaynaklı önlemlerin devam etmesi ile ülkeler arası iktisadi ilişkiler daha da karmaşık bir hale geliyor. Bu gelişmelerin yanı sıra globalde serbest ticaret anlaşmalarının sayısı günden güne artıyor ve serbest ticaret anlaşmaları olan ülkeler ile ticaret tesis edebilmek önem kazanıyor. Ülkemizin de yeni pazarlara dengeli ve planlı bir şekilde dahil olmasının önemini böylelikle daha iyi anlıyor ve öncelikle AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin modernizasyonuna ait taslak müzakere çerçevesine ilişkin görüşmelerin kısa zamanda yeniden canlandırılmasını ümit ediyoruz.
Avrupa Birliği, kısa bir süre önce Güney Amerika Ortak pazarı olan MERCOSUR ülkeleri (Brezilya, Arjantin, Uruguay, Paraguay) ile bu yıl sonuna kadar tüm zamanların en kapsamlı ticaret anlaşmasını müzakere ettiğini ve en yakın tarihte uzlaşmayı hedeflediklerini açıklamıştı. Ardından Almanya ve Brezilya hükümetlerinin, Avrupa Birliği (AB) ve Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) arasında uzun zamandır müzakere edilen serbest ticaret anlaşmasının bir an evvel sonuçlandırılması için mücadele edeceklerini okuduk. AB ve MERCOSUR arasında yirmi yıldan fazla süren zorlayıcı müzakerelerin akabinde 2019 yılında potansiyel bir ticaret anlaşmasının ana şartları kabul edilmişti. Konu anlaşma onaylandığında 700 milyondan fazla nüfus içeren dünyanın en büyük serbest ticaret bölgelerinden birini oluşturacak. AB-Türkiye gümrük birliğinin güncellenmesinin bu açıdan da önem arz edeceği kanaatindeyim.
Global gıda arzı ve enerji arzı güvenliği konularının yanı
sıra iklim krizi ve jeopolitik gerginlikler ile korumacı politikaların 2024 yılında daha da artacağı aşikar. Güzel ülkemizin korumacılık önlemlerine elverdiği ölçüde uzak
durmaya gayret ederek uluslararası tedarik zincirinde yer
almayı sürdürerek ihracat gelirlerini arttırmaya ve bu
zincirde yerini korumaya devam etmesi dileklerimle.