NE ARAMIŞTINIZ
TR
TR EN DE


Genel

Dış Ticaret: 2022’de Ne Oldu, 2023’te Ne Bekliyoruz?

16/01/2023

2022’de İhracat ve İthalat Zirve Yaptı

2022 yılı dış ticaret verileri geçtiğmiz günlerde açıklandı. İhracat, yüzde 12,9 artarak 254 milyar 210 milyon dolar; ithalat, yüzde 34,3 artarak 364 milyar 395 milyon dolara ulaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 yılı genelinde yüzde 69,8 oldu. Dış ticaret açığı, yıl genelinde 110,2 milyar dolara çıktı.

2022 ihracatta, ithalatta, dış ticaret açığında ve dış ticaret hacminde şimdiye kadarki en yüksek düzeylere ulaşıldı. Yıl genelinde ithalat artışının, ihracattan daha yüksek olmasının ana nedeni enerji ithalatımızdaki sıçramaydı. Yılın büyük kısmında petrol, doğalgaz ve kömür fiyatları önceki yılların oldukça üzerinde seyretti.


162 ülkeye ihracat artarken, en fazla ihracat artışı sağlanan ülkeler Rusya, Irak, ABD, Almanya ve Romanya oldu., 108 ülkede ihracat rekoru kırılırken, yıl genelinde 21 binden fazla şirket ilk kez ihracata başladı.

Parite Etkisi

Doların küresel ölçekte yükselişi, diğer para birimleri ile yapılan ticaretin dolar karşılığını aşağı çekti. Bu hem ihracatın, hem ihalatın dolar bazında azalmasına neden oldu. Yıl genelinde parite etkisi ihracatta 14, ithalatta 12 milyar dolar olarak gerçekleşti. Başka ifade ile parite gerilememiş ve 2021 ile aynı düzeyde kalmış olsaydı ihracat 268, ithalat 377 milyar dolar olacaktı.

Kur Etkisi

Kurlar üzerinde görüşbildiren bazı ekonomist ve  gazeteciler 2021 sonunda hızla yükselen kurun, ülkenin rekabet gücünü artıracağını ve  dış ticaret üzerinde pozitif etkileri olacağını söylüyordu. Durumun öyle olmadığını, aylar ilerledikçe birkez daha gördük.  Yıl genelinde ithalat, ihracatın iki katından fazla arttı. Kur, ne ihracatın artmasına ne de ithalatın azalmasına fayda sağladı. Hatta ‘umulan’ bu etki yılın ikinci yarısında tam tersine döndü. İhracatçılar maliyet baskısını fiyatlarına yansıtamadığı için zarar görürken, ithal mallar nispeten ucuzladı. Küresel ekonomideki yavaşlama da buna eklenince, sonbahardan itibaren ihracatta ciddi bir yavaşlama gördük. Yıla yüzde 20’ler civarında başlayan ihracat artışı, Aralık ayında yüzde 3’e indi. Baz etkisinin devreye girmesi ile ithalat artışı da son iki ayda yavaşladı.


Yıl sonunda netleşen bu yavaşlama 2023 başında da devam edecek. Nedenlerine birazdan değineceğiz.

İhracat Miktarı ve Birim Fiyatı

Türkiye’nin ihracatta KPI’larından biri ihracat kilogram fiyatıdır. Yakın geçmişte en yüksek ihracat fiyatları 2014’te 1,64$ ile görülmüştü. İzleyen yıllarda bir süre yatay seyir izledikten sonra, 2019’da 1,20 dolara, 2020’de 1,10 dolara düştü. 2021’de 1,30 dolara yaklaşan fiyatlar henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte 2022 genelinde 1,48 dolar civarında bir değer alacak.  Fiyatlar özelikle sonbahar döneminde yükseliş gösterdi.


Yine henüz kesinleşmemiş olmakla birlike, yıl genelinde ihracatın 165 milyon ton civarında gerçekleştiğini görüyoruz.Bu, 2021’dekinin bir miktar altında bir değer.

2023’ten Ne Bekliyoruz?

Eylül 2022 itibarı ile küresel ticaret 24,3 trilyon dolara yükseldi. Yıllık veriler açıklandığında rakamın biraz daha yükselerek 25 trilyon dolara yaklaştığını göreceğiz. Ancak 2023’te işler son iki yıldaki kadar parlak olmayacak.

Küresel ekonominin ve ticaretin 2023’te ne olacağı konusunda kılavuza gerek yok. Her ikisinde de bariz bir yavaşlama var. Bu yavaşlamanın en büyük nedeni enflasyonla mücadele etmek için hızla yükseltilen faizlerin ekonomik büyümeyi aşağı çekmesi. Ancak kuzeyimizdeki savaşın uzama ve/veya yayılma ihtimali, enerji fiyatlarında yeni bir yükseliş olasılığı ve kuraklık sebepli gıda şokları da küresel ekonomik performans da belirleyici olacak.

IMF’nin Ekim ayında açıkladığı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu, 2023 için dünya ekonomisinde büyümenin yüzde 2,7 olacağını tahmin ediyor. Büyüme 2021’de yüzde 6, 2022’de ise yüzde 3,2 olmuştu. Dolayısı ile içinde bulunduğumuz yıl geçen iki yıldan daha yavaş olacak. Türkiye için en önemli pazar olan Euro Bölgesi’nde büyüme 2022’de yüzde 3,1 iken 2023’te yüzde 0,5’e inecek.

Tablo: IMF Büyüme Tahminleri %

 

2022

2023

Dünya

3,2

2,7

Euro Bölgesi

3,1

0,5

ABD

1,6

1

Çin

3,2

4,4

Rusya

-3,4

-2,3

Orta-Doğu

5

3,6

 

2022’de savaş nedeniyle çok sayıda ülkenin ticari engeller uyguladığı Rusya ile ilişkilerini devam ettiren Türkiye, ekonomisi daralmasına rağmen bu ülkeye ihracatını artırmıştı. 2023’te yine daralacak olan Rusya’ya ihracatımız bu daralmadan minimum düzeyde etkilenecektir. Türkiye için yine önemli bir pazar olan Orta-Doğu bölgesinde büyüme yavaşlayarak devam edecek. Geçen yıl yüzde 5 olan büyümenin, bu yıl yüzde 3,6’ya gerilemesi bekleniyor. Geçen yıldan daha iyi performans göstermesi beklenen ender ülkelerden biri Çin. Covid-19 kısıtlamalarının gevşetilmesi ile 2023’te büyüme hızı yüzde 4,4’e yükselmesi beklenen Çin’e, ihracatımız sınırlı olduğu için bu büyümenin, döviz gelirlerimize etkisi çok sınırlı olacaktır.

Ticaret beklentilerine döndüğümüzde biraz daha karamsar bir resim ile karşılaşıyoruz. Dünya Ticaret Örgütü tarafından hazırlanan Ticaret Barometresi Endeksi mal ticaretinde yavaşlamaya işaret ediyor. Eylül’de 96,2 puana inen endeksi oluşturan altı göstergenin beşi 100’ün altında değer aldı.

Tablo: Dünya Ticaret Barometresi

Dünya Ticaret Barometresi

96,2

   İhracat siparişleri

91,7

   Otomotiv ürünleri

103,8

   Konteyner taşımacılığı

99,3

   Hava kargo

93,3

   Electronik ürünler

91

   Hammaddeler

97,6

 

Bu endeksi sadece son değeri ile değil, uzun vadeli seyri ile incelediğimizde, geride bıraktığımız iki yıllık süreçte oldukça pozitif seyreden gidişatın, aniden ve sert bir şekilde bozulduğunu görüyoruz. Geçmiş tecrübeler, bu endeksi ciddi bir öncü gösterge olarak kabul etmemiz gerektiğini söylüyor. Nitekim endeksteki hareket bir süre sonra fiili ticaret verilerinde de benzer şekilde gerçekleşiyor. Bu nedenle 2023’ün özellikle ilk yarısı için küresel ticarette oklar aşağıyı gösteriyor.

Dünya Ticaret Örgütü tarafından yapılan başka bir çalışma ise 2022’de yüzde 3 civarından büyümesi beklenen küresel ticaret hacminin, 2023 hızla yavaşlayarak yüzde 1 civarında artış göstereceği tahmin ediliyor. Bu, emtia fiyatları ve ana para birimlerinin birbirlerine karşı değerleri çok değişmez ise, küresel ticaretin dolar bazında da hızının üçte birine ineceği anlamına geliyor. DTÖ, 2023’te ithalattaki en büyük yavaşlamanın Kuzey ve Güney Amerika ile Avrupa’da olmasını bekliyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı ve bunun üçüncü ülkelere yayılma olasılığı, doğalgaz darboğazı, son 40-50 yılın rekor enflasyonu ve buna karşı koymak için yükseltilen faiz oranlarının ekonomileri yavaşlatıyor Bunların tamamı Türkiye ihracatı açısından olumsuz gelişmeler ve bu nedenle 2023 dış ticaret için daha durgun bir yıl olacak. Hem ihracatta, hem ithalatta yılın ilk yarısında 2022’dekine yakın bir seyir göreceğiz. Hatta ihracatta bazı aylarda düşüşler olabilir. Bunun en önemli nedeni hedef pazarlarda yavaşlama ve resesyon olsa da; ihracatta parite ve kur etkisinin de negatif etkileri olacak.

Parite geriledikçe, Euro cinsinden elde edilen ihracat gelirinin Dolar karşılığı düştüğü için, istatistiklerde açıklanan ihracat artışı kaydi olarak geriliyor. Basit bir anlatımla, paritedeki her 1 puanlık gerileme aylık ihracatı 80-90 milyon dolar aşağı çekiyor. Yeni yılın ilk aylarında bu etkiyi görmeye devam edeceğiz.

Doların güçlenmesi sadece Türkiye’nin dış ticareti için değil, küresel ticaret için de önemli bir belirleyici. Güçlü dolar, dış ticarete konu olan malların fiyatlarının dolar bazında düşmesi demek.  Bu, birebir bir ilişki değil. Yani örneğin dolar endeksi yüzde 10 yükseldiğinde, mal fiyatlarında yüzde 10’luk bir gerileme olmuyor. Ancak ikisi arasında ters yönlü ve güçlü bir ilişki olduğunu biliyoruz. Dolayısı ile dış ticaret yapan firmalar için doların küresel değerindeki değişim, ihracat ve ithalat değerlerini etkileyen önemli bir faktör.

Enerji, hammadde ve işgücü maliyetleri TL bazında sıçrayan firmalar, karlılıklarını koruyabilmek için bu artışları fiyatlarına yansıtmak zorunda. Ancak firmaların ihraç ettikleri ürün fiyatlarını küresel fiyatlardan bağımsız belirlemesi mümkün değil. Bu nedenle, ihracatçılar mümkün olduğu kadar maliyet artışını ürün fiyatlarına yansıtmaktan kaçınıp, karlılıklarını aşağı çekiyorlar. Bunu başarabilenler olduğu gibi, ihracat miktarını azaltanlar, ihracattan vazgeçenler de var.

2023’te Türkiye Dış Ticareti

Küresel görünümdeki zayıflama işaretleri, 2023’te ticaretin gerileyeceği anlamına gelmiyor. Sektörlere ve ülkelere göre değişen ticaret performansları göreceğiz. Son aylardaki trendde bir değişim olmazsa, 2023’te enerji fiyatları 2022’dekinin bir miktar altında olacak ve bu enerji ihracatçısı ülkelerin ihracatını, ithalatçısı ülkelerin ise ithalatını aşağı çekecek. Enerji maliyetlerindeki gerileme, pek çok sektördeki üretim maliyetlerini düşürecek ve birim satış fiyatları ucuzlayacak. Talepteki yavaşlama da bunu destekleyecek.

Strateji ve Bütçe Başkanlığı, geçen sonbaharda açıkladığı Orta Vadeli Program’da son yılların en gerçekçi tahminlerini yaptı. 2023 için ihracat artışı 10 milyar dolar (yaklaşık yüzde 3,9)  olarak öngörüldü. İthalatta ise 15 milyar dolarlık (yüzde 4,2) bir gerileme olacağı tahmin edildi. Yılsonunda nerede olacağımızı kestirmek zor olsa da, bu tahminlerin Dünya ve Türkiye ekonomisin yönelik mevcut durum ve trendler ile uyumlu olduğunu görüyoruz.

Tablo: 2023 İçin OVP Dış Ticaret Tahminleri (milyar $)

 

2022

2023

Değişim

İhracat

255

265

%3,9

İthalat

360

345

-%4,2

 

2023’te geçen yıl olduğu gibi, yüzde 5 civarında büyümesi beklenen ekonomimiz, bu büyümenin getireceği talep artışı nedeniyle ithalatını miktar bazında artıracak. Ancak küresel fiyatlarda (sektörlere göre değişen) bir miktar gerileme göreceğiz. Enerji dışı ürünlerde büyük olasılıkla 2022’dekine yakın değerlerde ithalat yapacağız. Enerji faturamızda ise gerileme göreceğiz.

İhracat tarafında yılın ilk yarısında hedef pazarlarımızdaki zayıf performans, tek hanelere düşen ihracat artışını daha da aşağı çekebilir. Dış talep yılın ikinci yarısında ihracatı desteklemeye başlayacak gibi görünüyor

Yaz ayları hem küresel ekonomi hem Türkiye ekonomisi için bir kavşak olacak. Yılın ikinci yarısında küresel ekonomide iyileşme emareleri güçlenecek. Bu ihracatımız için olumlu bir etki yaratacak. Aynı dönemde Türkiye’de yapılacak seçimlerden sonra ekonomi politikalarında bir değişim olup olmayacağı pek çok gösterge gibi dış ticarette de belirleyici olacak. Olası bir parasal sıkılaşma, ithalatı yılın ikinci yarısında azaltıcı bir etki yaratabilir. 

Web sitesi kullanım deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Çerez Politikası’nden erişebilirsiniz.
Onaylıyorum
  
Onaylamıyorum