Dış Ticaret: 2022’de Ne Oldu, 2023’te Ne Bekliyoruz?
2022’de İhracat ve İthalat
Zirve Yaptı
2022
yılı dış ticaret verileri geçtiğmiz günlerde açıklandı. İhracat, yüzde 12,9 artarak
254 milyar 210 milyon dolar; ithalat, yüzde 34,3 artarak 364 milyar 395 milyon
dolara ulaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 yılı genelinde yüzde
69,8 oldu. Dış ticaret açığı, yıl genelinde 110,2 milyar dolara çıktı.
2022 ihracatta, ithalatta, dış ticaret açığında ve dış ticaret hacminde şimdiye kadarki en yüksek düzeylere ulaşıldı. Yıl genelinde ithalat artışının, ihracattan daha yüksek olmasının ana nedeni enerji ithalatımızdaki sıçramaydı. Yılın büyük kısmında petrol, doğalgaz ve kömür fiyatları önceki yılların oldukça üzerinde seyretti.
162
ülkeye ihracat artarken, en fazla ihracat artışı sağlanan ülkeler Rusya, Irak,
ABD, Almanya ve Romanya oldu., 108 ülkede ihracat rekoru kırılırken, yıl
genelinde 21 binden fazla şirket ilk kez ihracata başladı.
Parite Etkisi
Doların küresel ölçekte yükselişi, diğer para birimleri ile yapılan ticaretin dolar karşılığını aşağı çekti. Bu hem ihracatın, hem ihalatın dolar bazında azalmasına neden oldu. Yıl genelinde parite etkisi ihracatta 14, ithalatta 12 milyar dolar olarak gerçekleşti. Başka ifade ile parite gerilememiş ve 2021 ile aynı düzeyde kalmış olsaydı ihracat 268, ithalat 377 milyar dolar olacaktı.
Kur Etkisi
Kurlar üzerinde görüşbildiren bazı ekonomist ve gazeteciler 2021 sonunda hızla yükselen kurun, ülkenin rekabet gücünü artıracağını ve dış ticaret üzerinde pozitif etkileri olacağını söylüyordu. Durumun öyle olmadığını, aylar ilerledikçe birkez daha gördük. Yıl genelinde ithalat, ihracatın iki katından fazla arttı. Kur, ne ihracatın artmasına ne de ithalatın azalmasına fayda sağladı. Hatta ‘umulan’ bu etki yılın ikinci yarısında tam tersine döndü. İhracatçılar maliyet baskısını fiyatlarına yansıtamadığı için zarar görürken, ithal mallar nispeten ucuzladı. Küresel ekonomideki yavaşlama da buna eklenince, sonbahardan itibaren ihracatta ciddi bir yavaşlama gördük. Yıla yüzde 20’ler civarında başlayan ihracat artışı, Aralık ayında yüzde 3’e indi. Baz etkisinin devreye girmesi ile ithalat artışı da son iki ayda yavaşladı.
Yıl
sonunda netleşen bu yavaşlama 2023 başında da devam edecek. Nedenlerine
birazdan değineceğiz.
İhracat Miktarı ve Birim Fiyatı
Türkiye’nin ihracatta KPI’larından biri ihracat kilogram fiyatıdır. Yakın geçmişte en yüksek ihracat fiyatları 2014’te 1,64$ ile görülmüştü. İzleyen yıllarda bir süre yatay seyir izledikten sonra, 2019’da 1,20 dolara, 2020’de 1,10 dolara düştü. 2021’de 1,30 dolara yaklaşan fiyatlar henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte 2022 genelinde 1,48 dolar civarında bir değer alacak. Fiyatlar özelikle sonbahar döneminde yükseliş gösterdi.
Yine henüz kesinleşmemiş olmakla birlike, yıl genelinde ihracatın 165 milyon ton civarında gerçekleştiğini görüyoruz.Bu, 2021’dekinin bir miktar altında bir değer.
2023’ten Ne Bekliyoruz?
Eylül 2022 itibarı ile küresel
ticaret 24,3 trilyon dolara yükseldi. Yıllık veriler açıklandığında rakamın
biraz daha yükselerek 25 trilyon dolara yaklaştığını göreceğiz. Ancak 2023’te
işler son iki yıldaki kadar parlak olmayacak.
Küresel ekonominin ve ticaretin
2023’te ne olacağı konusunda kılavuza gerek yok. Her ikisinde de bariz bir
yavaşlama var. Bu yavaşlamanın en büyük nedeni enflasyonla mücadele etmek için
hızla yükseltilen faizlerin ekonomik büyümeyi aşağı çekmesi. Ancak
kuzeyimizdeki savaşın uzama ve/veya yayılma ihtimali, enerji fiyatlarında yeni
bir yükseliş olasılığı ve kuraklık sebepli gıda şokları da küresel ekonomik
performans da belirleyici olacak.
IMF’nin Ekim ayında açıkladığı
Küresel Ekonomik Görünüm Raporu, 2023 için dünya ekonomisinde büyümenin yüzde
2,7 olacağını tahmin ediyor. Büyüme 2021’de yüzde 6, 2022’de ise yüzde 3,2
olmuştu. Dolayısı ile içinde bulunduğumuz yıl geçen iki yıldan daha yavaş
olacak. Türkiye için en önemli pazar olan Euro Bölgesi’nde büyüme 2022’de yüzde
3,1 iken 2023’te yüzde 0,5’e inecek.
Tablo: IMF Büyüme Tahminleri %
|
|
2022 |
2023 |
|
Dünya |
3,2 |
2,7 |
|
Euro Bölgesi |
3,1 |
0,5 |
|
ABD |
1,6 |
1 |
|
Çin |
3,2 |
4,4 |
|
Rusya |
-3,4 |
-2,3 |
|
Orta-Doğu |
5 |
3,6 |
2022’de savaş nedeniyle çok
sayıda ülkenin ticari engeller uyguladığı Rusya ile ilişkilerini devam ettiren
Türkiye, ekonomisi daralmasına rağmen bu ülkeye ihracatını artırmıştı. 2023’te
yine daralacak olan Rusya’ya ihracatımız bu daralmadan minimum düzeyde
etkilenecektir. Türkiye için yine önemli bir pazar olan Orta-Doğu bölgesinde
büyüme yavaşlayarak devam edecek. Geçen yıl yüzde 5 olan büyümenin, bu yıl
yüzde 3,6’ya gerilemesi bekleniyor. Geçen yıldan daha iyi performans göstermesi
beklenen ender ülkelerden biri Çin. Covid-19 kısıtlamalarının gevşetilmesi ile
2023’te büyüme hızı yüzde 4,4’e yükselmesi beklenen Çin’e, ihracatımız sınırlı
olduğu için bu büyümenin, döviz gelirlerimize etkisi çok sınırlı olacaktır.
Ticaret beklentilerine
döndüğümüzde biraz daha karamsar bir resim ile karşılaşıyoruz. Dünya Ticaret
Örgütü tarafından hazırlanan Ticaret Barometresi Endeksi mal ticaretinde
yavaşlamaya işaret ediyor. Eylül’de 96,2 puana inen endeksi oluşturan altı
göstergenin beşi 100’ün altında değer aldı.
Tablo: Dünya Ticaret Barometresi
|
Dünya Ticaret
Barometresi |
96,2 |
|
İhracat siparişleri |
91,7 |
|
Otomotiv ürünleri |
103,8 |
|
Konteyner taşımacılığı |
99,3 |
|
Hava kargo |
93,3 |
|
Electronik ürünler |
91 |
|
Hammaddeler |
97,6 |
Bu endeksi sadece son değeri ile
değil, uzun vadeli seyri ile incelediğimizde, geride bıraktığımız iki yıllık
süreçte oldukça pozitif seyreden gidişatın, aniden ve sert bir şekilde
bozulduğunu görüyoruz. Geçmiş tecrübeler, bu endeksi ciddi bir öncü gösterge
olarak kabul etmemiz gerektiğini söylüyor. Nitekim endeksteki hareket bir süre
sonra fiili ticaret verilerinde de benzer şekilde gerçekleşiyor. Bu nedenle
2023’ün özellikle ilk yarısı için küresel ticarette oklar aşağıyı gösteriyor.
Dünya Ticaret Örgütü tarafından
yapılan başka bir çalışma ise 2022’de yüzde 3 civarından büyümesi beklenen
küresel ticaret hacminin, 2023 hızla yavaşlayarak yüzde 1 civarında artış
göstereceği tahmin ediliyor. Bu, emtia fiyatları ve ana para birimlerinin
birbirlerine karşı değerleri çok değişmez ise, küresel ticaretin dolar bazında
da hızının üçte birine ineceği anlamına geliyor. DTÖ, 2023’te ithalattaki en
büyük yavaşlamanın Kuzey ve Güney Amerika ile Avrupa’da olmasını bekliyor.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve bunun
üçüncü ülkelere yayılma olasılığı, doğalgaz darboğazı, son 40-50 yılın rekor
enflasyonu ve buna karşı koymak için yükseltilen faiz oranlarının ekonomileri
yavaşlatıyor Bunların tamamı Türkiye ihracatı açısından olumsuz gelişmeler ve
bu nedenle 2023 dış ticaret için daha durgun bir yıl olacak. Hem ihracatta, hem
ithalatta yılın ilk yarısında 2022’dekine yakın bir seyir göreceğiz. Hatta
ihracatta bazı aylarda düşüşler olabilir. Bunun en önemli nedeni hedef
pazarlarda yavaşlama ve resesyon olsa da; ihracatta parite ve kur etkisinin de
negatif etkileri olacak.
Parite geriledikçe, Euro
cinsinden elde edilen ihracat gelirinin Dolar karşılığı düştüğü için,
istatistiklerde açıklanan ihracat artışı kaydi olarak geriliyor. Basit bir
anlatımla, paritedeki her 1 puanlık gerileme aylık ihracatı 80-90 milyon dolar
aşağı çekiyor. Yeni yılın ilk aylarında bu etkiyi görmeye devam edeceğiz.
Doların güçlenmesi sadece
Türkiye’nin dış ticareti için değil, küresel ticaret için de önemli bir
belirleyici. Güçlü dolar, dış ticarete konu olan malların fiyatlarının dolar
bazında düşmesi demek. Bu, birebir bir
ilişki değil. Yani örneğin dolar endeksi yüzde 10 yükseldiğinde, mal
fiyatlarında yüzde 10’luk bir gerileme olmuyor. Ancak ikisi arasında ters yönlü
ve güçlü bir ilişki olduğunu biliyoruz. Dolayısı ile dış ticaret yapan firmalar
için doların küresel değerindeki değişim, ihracat ve ithalat değerlerini
etkileyen önemli bir faktör.
Enerji, hammadde ve işgücü
maliyetleri TL bazında sıçrayan firmalar, karlılıklarını koruyabilmek için bu
artışları fiyatlarına yansıtmak zorunda. Ancak firmaların ihraç ettikleri ürün
fiyatlarını küresel fiyatlardan bağımsız belirlemesi mümkün değil. Bu nedenle,
ihracatçılar mümkün olduğu kadar maliyet artışını ürün fiyatlarına yansıtmaktan
kaçınıp, karlılıklarını aşağı çekiyorlar. Bunu başarabilenler olduğu gibi,
ihracat miktarını azaltanlar, ihracattan vazgeçenler de var.
2023’te Türkiye Dış Ticareti
Küresel görünümdeki zayıflama
işaretleri, 2023’te ticaretin gerileyeceği anlamına gelmiyor. Sektörlere ve
ülkelere göre değişen ticaret performansları göreceğiz. Son aylardaki trendde
bir değişim olmazsa, 2023’te enerji fiyatları 2022’dekinin bir miktar altında
olacak ve bu enerji ihracatçısı ülkelerin ihracatını, ithalatçısı ülkelerin ise
ithalatını aşağı çekecek. Enerji maliyetlerindeki gerileme, pek çok sektördeki
üretim maliyetlerini düşürecek ve birim satış fiyatları ucuzlayacak. Talepteki
yavaşlama da bunu destekleyecek.
Strateji ve Bütçe Başkanlığı,
geçen sonbaharda açıkladığı Orta Vadeli Program’da son yılların en gerçekçi
tahminlerini yaptı. 2023 için ihracat artışı 10 milyar dolar (yaklaşık yüzde
3,9) olarak öngörüldü. İthalatta ise 15
milyar dolarlık (yüzde 4,2) bir gerileme olacağı tahmin edildi. Yılsonunda
nerede olacağımızı kestirmek zor olsa da, bu tahminlerin Dünya ve Türkiye
ekonomisin yönelik mevcut durum ve trendler ile uyumlu olduğunu görüyoruz.
Tablo: 2023 İçin OVP Dış Ticaret Tahminleri (milyar $)
|
|
2022 |
2023 |
Değişim |
|
İhracat |
255 |
265 |
%3,9 |
|
İthalat |
360 |
345 |
-%4,2 |
2023’te geçen yıl olduğu gibi,
yüzde 5 civarında büyümesi beklenen ekonomimiz, bu büyümenin getireceği talep
artışı nedeniyle ithalatını miktar bazında artıracak. Ancak küresel fiyatlarda
(sektörlere göre değişen) bir miktar gerileme göreceğiz. Enerji dışı ürünlerde
büyük olasılıkla 2022’dekine yakın değerlerde ithalat yapacağız. Enerji
faturamızda ise gerileme göreceğiz.
İhracat tarafında yılın ilk
yarısında hedef pazarlarımızdaki zayıf performans, tek hanelere düşen ihracat
artışını daha da aşağı çekebilir. Dış talep yılın ikinci yarısında ihracatı
desteklemeye başlayacak gibi görünüyor
Yaz ayları hem küresel ekonomi hem Türkiye ekonomisi
için bir kavşak olacak. Yılın ikinci yarısında küresel ekonomide iyileşme
emareleri güçlenecek. Bu ihracatımız için olumlu bir etki yaratacak. Aynı
dönemde Türkiye’de yapılacak seçimlerden sonra ekonomi politikalarında bir
değişim olup olmayacağı pek çok gösterge gibi dış ticarette de belirleyici
olacak. Olası bir parasal sıkılaşma, ithalatı yılın ikinci yarısında azaltıcı bir
etki yaratabilir.