DİJİTAL ROMANTİZM
Günümüz teknolojileri her alanda yaşamımıza dokunmaya; sosyal, ticari ve kültürel dünyamızın bir parçası olma yolunda hızını artırmaya devam etmektedir. Ticari faaliyetlerimizde teknolojiden üst düzeyde yararlanma gerekliliği de artık bir lüks olmaktan ziyade standart ihtiyaca dönüşmüş durumdadır.
Sürekli artan rekabet koşulları ve her geçen gün işletmeleri zorlayan ekonomik gelişmeler, nitelikli iş gücünü daha kıymetli hale getirmekte ve teknolojik yatırımın önemini daha fazla ön plana çıkarmaktadır. Son yıllarda maruz kaldığımız siber saldırılara karşı bırakın güvenlik duvarı, virüs programı gibi konularda yatırım yapmayı; bilgi işlem desteği almayı bile masraf gören işletmelerin maruz kaldığı kayıp ve zararlar birkaç yıllık cirolara tekabül edecek düzeylere ulaşmışken aksiyon almanın tam da zamanıdır.
20 yıla yakın bir süredir içinde bulunduğum Dış Ticaret ve Gümrük sektöründe dijitalleşmenin romantizmden öteye geçerek gerçek hayatta yer bulması gerektiğini her geçen gün daha net gördüğümü ifade edebilirim.
Fantastik sunumların klasik argümanı haline gelen ve fiyakalı bir kavram olan Blockchain ile başlayan, “her yerle ve herkesle entegreyiz, birbirimize sıkı sıkıya bağlıyız” kabilinden söylemlerle devam eden ifadelerin davul sesinden öteye taşınması gerektiğini artık fark etmemiz gerekiyor.
Dış Ticaret Faaliyeti yürüten işletmelerle bu işletmelere hizmet üreten Gümrük Müşavirliği Firmaları ve her iki tarafın olmazsa olmazı lojistik süreçlerinin birbirleri ile her anlamda iletişim içinde olması öncelikli hedef olmalıdır. Bu hedefe ulaşılabilmesi için de tüm tarafların istekli ve katkı sunan konumda olması şarttır.
- İthalat/ihracat işlemlerinde yurtdışından sipariş verilmesiyle/alınmasıyla birlikte başlayan sürecin tüm taraflarca izlenebilir olması,
- Dolaşıma giren tüm dijital evrakların dijital veriye dönüştürülerek tarafların takip ve katkısına sunulması,
- Taraflarca eksikleri tamamlanan verilerin mevzuat süzgecinden geçirilerek beyana dönüştürülmesi,
- Beyan sonrası oluşan onaylı ve bol rakam içeren verilerin tüm tarafların rapor ve analiz süreçlerine katkı sunacak şekilde paylaşım zincirine eklenmesi,
- Finansal işlemlerin tamamlanıp paylaşıma sunulması,
- Dijital Arşiv bütünlüğünün sağlanması
birbirini takip etmesi gereken blok zincirinin birer parçasıdır.
İçi boş yapay zeka söylemleri yerine gerçeğe yakın yapay zeka projeleri geliştirmek ve çalıştıkça öğrenen çözümler üretmenin konforu sadece bunu tecrübe edenler tarafından bilinebilir. Aynı işlemin aynı gün içinde aynı çalışan tarafından onlarca kez yapıldığı bir çalışma modelinde zamandan ve maliyetlerden tasarruf etmenin mümkün olmadığını kabul etmemiz, veri giriş operatöründen genel müdür e kadar tüm paydaşların; “bunun daha kolay bir yolu yok mu” sorgulamasını yapan ve daha pratik yöntemleri arayan bir zihinle süreçlere bakmasını temin etmemiz gerekmektedir.
Verinin ilk kaynağından dijital ortamda dolaşıma sokulması ve üzerine eklemeler yapılarak ilerletilmesi hem zaman tasarrufu sağlamakta hem de işletmelerin insan gücünü veri girişine değil kontrol ve denetime transfer etmesine imkan tanımaktadır. Bu sayede maruz kalınan ve çok can yakıcı olabilen cezai müeyyidelerden de mümkün mertebe uzak kalınmasına vesile olacaktır.
Geride bıraktığımız pandemi süreci iş dünyasında devrim niteliğinde zihinsel ve fonksiyonel dönüşümlere neden olmuş ve özellikle genç jenerasyonun mesai kavramından çalışma koşullarına kadar tüm unsurları irdeleyen bir bakış açısına ulaşmasını tetiklemiştir. Çalışanlar gibi işletmeler de işleyişlerde radikal değişikliklere gitmişlerdir.
Artık “azıcık aşım, ağrısız başım” dönemi sona ermekte ve beklentiler ekonomik gelişmelere paralel olarak her geçen gün daha da yükselmektedir.
4 yıl öncesine kadar kısmi zamanlı ya da tamamen uzaktan çalışma modelleri ile ilgili öneriler espri konusu olmanın ötesine geçemezken, bugün doğal felaketlerin de etkisiyle farklı şehirlerde uzaktan çalışma modellerinin ciddi anlamda konuşulduğu ve hayata geçirildiği bir döneme girmiş bulunuyoruz. Bu açıdan da baktığımızda teknolojik yatırımların ve bütünleşik süreç planlamalarının ne kadar önemli hale geldiği/geleceği yadsınamaz bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.
Personeli verimli kullanmak, mevcut çalışanların memnuniyet çıtasını ve buna bağlı sadakatini artırmak, nitelikli işgücü oluşturmak ve tüm bunlara paralel olarak rekabet avantajı pozisyonunu güçlendirmek artık kurumsal firmalara atfedilen bir meziyet olarak görülmekten çıkmalı ve küçük/orta ölçekli işletmeler de dahil tüm işletmelerin ideal hedefi haline gelmelidir.
Bu hedefe uygun reaksiyon gösteremeyen işletmelerin bağımsız faaliyet yürütmelerinin önümüzdeki birkaç yıl içinde daha da zorlaşacağı artık göz ardı edilemeyecek kadar net bir tablodur. Söz konusu işletmelerin acımasız rekabet koşullarından şikayet etmenin ötesine geçip günün şartlarına uygun girişimlerde bulunması ya da birleşme yoluna giderek maliyetleri düşürmesi, ticari faaliyetin devam ettirilmesi için az sayıda seçenekten biri olacaktır.
Issız bir adaya düşerseniz yanınıza almanız gereken 3 şeyden birinin teknolojik argümanlar olduğu gerçeğini fark etmemiz ve buna uygun tedbirler almamız dileğiyle; felaketlerden uzak, huzurlu, sağlıklı ve bereketli bir dijital yaşam diliyorum.
Artık dijitalleşmeyi romantizmden öteye taşımanın zamanı gelmedi mi!...