NE ARAMIŞTINIZ
TR
TR EN DE


Genel

ABD-AB Çekişmesi Hangi Sektörleri Sıkıntıya Sokacak?

26/01/2026

AB ile ABD arasında Temmuz 2025’te siyasi düzeyde uzlaşıldığı açıklanan ticaret anlaşması, Grönland merkezli jeopolitik gerilimle birlikte fiilen askıya alınmış görünüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland konusunda ABD’ye karşı tutum aldıklarını öne sürdüğü Avrupa ülkelerine yönelik gümrük tarifelerini kademeli olarak artıracağını duyurması, Avrupa ekonomisinin en hassas sektörlerinde ciddi bir belirsizlik dalgası başlattı. Tarifelerin yükseltilmesi özellikle ikili ticarete yüksek derecede entegre sektörler açısından “maliyet şoku” anlamına geliyor. Bu durum, firmaların yalnızca fiyatlama değil, yatırım ve tedarik zinciri kararlarını da yeniden gözden geçirmesine yol açıyor.

Tarifelerin en hızlı ve sert hissedileceği sektörlerin başında otomotiv geliyor. Yüzde 25’lik bir tarife, Avrupa menşeli araçların ABD’deki fiyatlarını binlerce dolar yukarı çekecek. Bu da talep kaybı riskini artırıyor. Tarifeler, firmaları “üretimi ABD’ye kaydırma mı, pazardan çekilme mi?” ikilemiyle karşı karşıya bırakıyor.

Kimya sektörü ticaret savaşlarından en fazla etkilenen alanlardan biri. Avrupa kimya sanayii, ABD’ye hem temel kimyasallar hem de yüksek katma değerli ara ürünler ihraç ediyor. Bu ürünler pek çok sektörün girdisi olduğu için zincirleme bir maliyet artışı riski barındırıyor. ABD’deki üreticiler daha pahalı ara girdiyle karşılaşırken, Avrupa’daki firmalar pazar payı kaybı riskiyle yüzleşiyor. İlaç sektörü için mesele ticari değil; stratejik ve jeoekonomik. Avrupa ilaç sanayii, ABD pazarı için kritik öneme sahip. Özellikle biyoteknoloji ve ileri tedavi alanlarında firmalar, Ar-Ge merkezlerini hangi coğrafyada konumlandıracakları konusunda daha temkinli davranmaya başlıyor. İlaç tedarik zincirlerinin siyasi baskı aracı hâline gelmesi, “sağlık güvenliği” tartışmalarını da yeniden alevlendiriyor.

Avrupa ve ABD savunma sanayileri, NATO çerçevesinde derin biçimde iç içe geçmiş durumda. Ticaretin “müttefiklere karşı baskı aracı” olarak kullanılması, savunma alanındaki güven ilişkisinin sorgulanmasına yol açıyor.

Bu kriz, klasik bir ticaret anlaşmazlığının ötesinde Avrupa ekonomisinin “ekonomik güvenlik” kavramıyla yüzleşmesine neden olduğu gibi, Avrupa ile ABD arasındaki ilişkinin artık yalnızca serbest ticaret değil; jeopolitik, teknolojik ve güvenlik temelli bir denklem üzerinden şekillendiğini gösteriyor.

Web sitesi kullanım deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Çerez Politikası’nden erişebilirsiniz.
Onaylıyorum
  
Onaylamıyorum