2025’TE DIŞ TİCARET NASIL ŞEKİLLENECEK?
Pandemi sonrasında yükselen enflasyonu dizginlemek amacıyla faizleri yukarı çeken ülkelerin hemen hepsi 2024’ün ikinci yarısından itibaren yeniden faiz indirimlerine başladılar. Bunun talebi harekete geçirdiğini söylemek için henüz erken. Ama büyük olasılıkla, indirimlerin devam etmesi birlikte, yılın ikinci yarısından itibaren büyümede ve ticarette bir hareketlenmeden bahsedebiliriz.
Bu, Trump yönetiminin küresel ekonomiye vereceği şoku göz ardı eden bir çıkarım. Oysa, gerek seçimlerden önce, gerek seçimlerden sonra Trump, defaatle gümrük vergilerini artırmak başta olmak üzere, mevcut sistemde radikal değişimler doğuracak olan vaatlerde bulundu.
Vergilerde artışın ne zaman olacağı, hangi ülkeleri ve sektörleri kapsayacağı, Türkiye’ye yönelik pozisyonun ne olacağı gibi hususlar henüz netleşmediği için net bir etki analizi yapmak mümkün değil. Ancak ticarete getirilecek vergi artışlarının doğrudan ve dolaylı pek çok etkisi olacak. Örneğin ABD pazarına girmekte zorlanacak olan ülkeler, bu kaybı telafi edebilmek için diğer ülkelere yönelecekler. Türkiye de, şüphesiz, bu yeni hedef ülkelerden biri olacak. Bunun yanında Çin’e getirilecek vergiler dolayısı ile Çinli firmaların AB pazarında daha aktif olmaya çalışacaklarını ve bunun da Türkiye’nin ihracatı için bir tehdit oluşturacağını da şimdiden senaryolara dahil etmemiz gerekiyor.
Gümrük vergilerinde artışlar, ABD’de enflasyon görünümünü negatif etkileyeceği için FED’in faiz indirimlerini, öngörülenden daha yavaş devreye alacak olması; Doların küresel piyasada güçlü seyrinin devamı anlamına geliyor. Olası riskler tarafında konumlandırmamız gereken bir konu ise Avrupa’daki zayıf büyümenin devamı.
Artı hanesine yazabileceğimiz gelişmeler de olabilir. Bunlardan biri Suriye’deki yeni devlet yapılanmasının getireceği istikrar ortamının zamanla ihracatımızı destekleyecek olması. Önümüzdeki birkaç ay Rusya-Ukrayna, İsrail-Filistin ilişkileri ile küresel ticaret açısından belirleyici ve muhtemelen Türkiye adına olumlu olacak.
En büyük etki ise içeride faiz indirimlerinin başlaması ve yıl genelinde muhtemelen devam edecek olmasından gelecek. Bu, hem enflasyonda başlayan düşüş ile beklentilerin iyileşmesi hem ekonomik aktivitenin hızlanması açısından etkili olacak. Sanayi üretimi ve PMI endeksinde son veriler toparlanmanın başlamış olabileceğini gösteriyor.
2025 içeride daha öngörülebilir ve stabil bir iklim varken, yurt dışında belirsizliklerin zirve yaptığı bir yıl olacak. Soru işaretleri, Türkiye lehine evrilirse, umulandan daha iyi bir yıl geçirebiliriz. Tersi durumda, ihracatımız 2023 ve 2024’teki yatay seyrini bir süre daha uzatabilir.