TRANSİT TAŞIMACILIK İSTİSNASI KAPSAMINDA DEMURAJ GİDERLERİ
Demuraj faturalarının transit taşımacılık istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği her zaman tartışma konusu olmuştur. Pandemi, konteyner krizi, Rusya- Ukrayna savaşı, kur değişkenlikleri gibi etkenler dolayısıyla son dönemlerde lojistik maliyetlerin oldukça yükselmesiyle bu tartışmalar yoğunlaşmıştır.
Demuraj faturası alan ithalatçı firmaların, demurajın taşımacılık istisnası kapsamında olması dolayısı ile KDV’ye tabi olmaması gerektiğini düşünerek bu faturaları ne gümrük idaresine ne de vergi dairelerine beyan etmedikleri örneklerle sıklıkla karşılaşılıyor. Bu noktada mevzuatın doğru anlaşılması oldukça önemli.
İlk olarak ilgili mevzuat maddelerini değerlendirmek uygun olacaktır. Gümrük Kanunu uyarınca eşyanın, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi ile Türkiye'nin anlaşmalarla dahil olduğu gümrük birliği gümrük bölgelerine giriş yerine varışından sonra yapılan nakliye ve sigorta giderlerinin gümrük kıymetine eklenmesine gerek bulunmamaktadır.
KDV Kanunu’nun 14/1. maddesi uyarınca, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek taşıma işleri vergiden müstesnadır. 24/12/1984 tarih ve 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz, hava, kara ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işleri KDV'den istisna edilmiştir.
Bu kapsamda, Demuraj ödemelerinin taşımacılık istisnası kapsamına giren işlemler dolayısıyla tahsil edilmesi halinde KDV hesaplanmasına gerek yoktur. Burada ki önemli husus taşımacılık istisnasından kimlerin faydalanabileceğidir. Esasen taşımacılık istisnası taşımayı gerçekleştiren firmalar içindir. Taşıyıcı firmalar tarafından gümrük beyannamesinin tesciline kadar düzenlenecek taşıma işlerine ilişkin faturalar KDV’siz düzenlenebilecektir. Ancak bu istisna, ithalat yapan firmaların KDV Kanunu ve Gümrük Kanunun’dan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldıran bir istisna değildir. Eşyanın Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi’ne varışından önce oluşan nakliye giderleri eşyanın gümrük kıymetine dahil edilir. Bu minvalde varıştan önce oluşan demuraj giderleri de gümrük kıymetine dahil edilmekte ve dolayısıyla ithalatta KDV matrahına da dahil olmaktadır.
İthal edilen eşyanın Türkiye’deki giriş limanı veya yerine varışından sonraki beyannamenin tesciline kadar olan demuraj giderlerinin KDV Kanununun 21/c maddesi uyarınca ithalatta KDV matrahına dahil edilmesi gerekir. Söz konusu giderlerin 3065 sayılı Kanununun 14’üncü maddesi ile KDV’den istisna edilmesi ise ithalatta KDV matrahına dahil edilmesine engel teşkil etmeyecektir.
Gümrük beyannamesi tescil edildikten sonra ithal edilen malın ilgili taşıma firmasına ait konteynerler içerisinde gümrüklü sahada beklemesinden kaynaklı olan ve ithalat vergileri hesaplaması ile tahakkuk aşamasından sonrasına ait demuraj ödemeleri ise taşımacılık istisnası kapsamında değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, gümrük beyannamesi tescil edildikten sonra ithal edilen mal ile ilgili oluşan demuraj taşımacılık istisnası kapsamında değerlendirilmediğinden demuraj faturalarının taşıyıcı firmalar tarafından KDV’li düzenlenmesi gerekmektedir. Gümrük beyannamesinin tescilinden sonra oluşan demuraj giderlerinin yine ayırt edilebilmeleri koşulu ile gümrük idaresine beyanı gerekmemekte diğer taraftan KDV’sinin ödenmesini teminen 2 no.lu KDV beyannamesi ile beyanı gerekmektedir.
Hızla artan demuraj faturalarına ilişkin ithalatçı firmalar
tarafından ithal eşyalara ilişkin demuraj oluşup oluşmadığının
titizlikle takip edilmesi kritik bir hale gelmiştir. Bu amaçla,
demurajların takibi için bir takip sistemi oluşturulması bu takip
sisteminde ise demurajın hangi aşamada ve nerede oluştuğu,
günlük demuraj tutarı bilgilerine yer verilmesi unutulmamalıdır