Serbest Bölge Firmaları ile Dövizle Sözleşme Yapmak Mümkün mü?
Serbest
bölgelerde kambiyo düzenlemeleri konusu oldukça tartışmalı bir konuydu.
19.04.2022 tarihinde yayımlanan Karar ile Türkiye’de yerleşik kişilerin ödeme
yükümlülüklerini Türk lirası olarak yapmaları gerektiği yönünde düzenleme
yapılması ile serbest bölge firmaları ile yapılacak ticarette dövizle sözleşme
yapılabilir mi, fatura döviz cinsinden düzenlenebilir mi? Ödemenin Türk lirası
yapılması yeterli mi? gibi çok sayıda soru gündeme gelmişti.
Konuyla
alakalı Hazine ve Maliye Bakanlığı uzun süre sessizliğini korumuş, sorulan
soruları bir süre beklettikten sonra görüş talep eden firmalara Haziran 2022
tarihi itibariyle cevap yollamaya başlamıştır.
Bu yazımda serbest bölge kambiyo işlemleri konusunda bilgilendirme yapacağım.
Öncelikle
belirtmek isterim ki 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun 6’ıncı maddesinde
serbest bölgelerde kambiyo mükellefiyetine dair mevzuat hükümlerinin
uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Diğer
taraftan, Kambiyo düzenlemeleri Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı
Karar ve bu Karara İlişkin Tebliğ (No: 2008-32/34) ile yapılmıştır.
13.09.2018
tarihli değişiklik ile Karar’ın 4 üncü maddesinin g fıkrasında; Türkiye’de
yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi
aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil
her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser
sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme
yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacakları
hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu
maddeye ilişkin istisnalar 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ 2008-32/34 sayılı
Tebliğ ile düzenlenmiştir. Tebliğin 13.11.2018 tarihinde değiştirilen 8’nci
maddesinin;
(19)“Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de
bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı
olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin veya ortak kontrol ve/veya
kontrolüne sahip bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri
kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin işveren veya hizmet alan olarak
taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu
sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya
dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.”
(23) “Türkiye’de
yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu,
işlettiği veya yönettiği fonlar, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve
üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler 32 sayılı Kararın 4 üncü
maddesinin (g) bendi uygulaması kapsamında Türkiye’de yerleşik olarak
değerlendirilir. Ancak, sözleşmenin yurt dışında ifa edilmesi durumunda bu
fıkra hükmü uygulanmaz.” Denilmektedir.
Tebliğ’in
bu maddesi ile Türkiye’de yerleşik olma, dışarda yerleşik olma kavramları
sorgulanmaya başlanmış, serbest bölgedeki firmaların Türkiye’de mi yoksa
dışarıda mı yerleşik sayılacağı sorusu gündeme gelmiştir.
32 sayılı
Kararın 2 nci maddesinin b ve c bendinde Türkiye’de yerleşik kişi ve dışarda
yerleşik kişi ayrımı yapılmıştır. Bu Karar uyarınca;
Türkiye’de
yerleşik kişiler: Yurtdışında işçi, serbest meslek ve müstakil
iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan
gerçek ve tüzel kişileri ifade etmektedir.
Dışarıda
yerleşik kişiler: Türkiye'de yerleşik sayılmayan gerçek ve
tüzel kişileri ifade etmektedir.
Dolayısıyla, Türkiye’de yerleşik bir firmanın serbest bölgelerdeki şube,
temsilcilik, ofis, irtibat bürosu Türkiye’de yerleşik sayılmaktadır ve Karar
ile sayılan durumlarda ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize
endeksli olarak kararlaştırılması mümkün değildir. Diğer taraftan, dışarıda
yerleşik sayılan kişilerin serbest bölgelerdeki şube, temsilcilik, ofis,
irtibat bürosu “dışarıda yerleşik” sayılmaktadır ve ödeme yükümlülüklerini
döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.
Bu
çerçevede, 19.04.2022 tarihinde Tebliğ’in 8. Maddesinin 9’uncu fıkrası Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi
aralarında akdedecekleri; taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış
sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme
yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları
mümkündür. “Ancak sözleşme konusu ödeme
yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi
zorunludur.” denilmektedir.
Nihai
olarak serbest bölge firmaları için İdare’nin son görüşü; Serbest Bölgeler
Kanununda; serbest bölgelerde kambiyo mevzuatının uygulanmayacağı, ancak bu
ifadenin serbest bölgelerde faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşik sayılan
şirketleri kapsamadığı yönündedir. Diğer bir ifade ile Türkiye’de kanuni
merkezi olan firmaların serbest bölgedeki şube, temsilcilikleri serbest bölge
dışında sayılmakta ve kambiyo takibi uygulanmaktadır.
Diğer taraftan, Serbest bölgedeki firmaların kendileri arasında yapmış
oldukları işlemler ile dışarıda yerleşik firmalar ile yaptıkları işlemler için
kambiyo takibinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Esasen
konuyla ilgili 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun 6. Maddesinde; serbest
bölgelerde kambiyo mevzuatının uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir. Serbest
Bölgeler Kanunu’nun ilgili maddesinde Türkiye’de yerleşik olup olmama gibi bir
ayrım yapılmamıştır. Ancak yayımlanan Tebliğ ile muafiyet sadece “dışarıda
yerleşik sayılan” şirketlere tanınmıştır. Bir diğer ifade ile 3218 sayılı
Serbest Bölgeler Kanun’unda sağlanan muafiyet daraltılmıştır. Tebliğ ile
daraltıcı yorum yapıldığını düşünmekle birlikte yeni bir düzenleme yapılıncaya
ya da bir Danıştay Kararı çıkıncaya kadar yukarıda belirtildiği şekilde
uygulanmaya devam edilecektir.