İş Yaşamında Stresi Doğru Yönetmek
Stres,
bireyin tehdit olarak algıladığı bir durum karşısında ortaya çıkan fizyolojik
ve psikolojik bir tepkidir. Vücudun tehdit algıladığı bu durum karşısında
kendisini korumak ve yeni duruma uyum sağlamak amacıyla “Savaş ya da Kaç” tepki
zincirini başlatması sonucunda bazı fizyolojik ve psikolojik tepkiler ortaya
çıkar. Birey bu tehditle kendi kaynaklarıyla başa çıkabileceğini düşünüyorsa;
kalır ve savaşır. Şayet başa çıkamayacağını düşündüğü bir tehlike algıladıysa
kaçma ve uzaklaşma eğiliminde olur.
Stresin belirli bir düzeye kadar bireyi motive eden ve tehditlere karşı önlem almaya sevk eden bir rolü vardır. Ancak belirli bir düzeyi aştığında veya kronikleştiğinde bireyin hayatını zorlaştıran çeşitli psikolojik ve fizyolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olur.
Yaşadığımız
çağda günlük hayatımızın büyük bir kısmı iş yerlerimizde geçmektedir ve buna
bağlı olarak iş yerlerimizde yaşadığımız stres hayatımızın büyük çoğunluğunu
kapsarken özel hayatımızda yaşadığımız stresin de iş yerlerimize taşınması
azımsanmayacak ölçüde sık karşılaştığımız bir durumdur.
Kaygı,
uyku problemleri, dikkat dağınıklığı, sosyal geri çekilme, baş ağrısı, sindirim
sistemiyle ilgili sorunlar baş edilemeyen stresin sonucunda ortaya çıkabilecek
durumlardır. Önlem alınmadığı takdirde ilerleyen dönemlerde Tükenmişlik
Sendromu olarak da kendini gösterebilir. Bu durumda kişinin iş ve sosyal
hayatına ilgisi azalır, verimi düşer, kaygı bozuklukları ve depresyon gelişebilir.
Bireyin sağlığını bu denli etkileyebilecek olan bu durumu önlemek için kendi baş etme kaynaklarımızı geliştirmeli; baş edemediğimiz durumlarda mutlaka profesyonel bir destek almalıyız.
İş hayatında stresle baş etmek için bazı yöntemler şu şekilde sıralanabilir:
İlk ve en önemli adım; kendinizi
tanıyın.
Çok yüzeysel gibi görünse de hayatımızda bizi zorlayan durumlarla baş edebilmek için önce kendi kaynaklarımızı tanımamız gerekir. Hangi durumlarda stres yaşadığımızı, neleri tehlike olarak algıladığımızı ancak kendimizi tanıyarak ayırt edebiliriz. Belirsizlik durumu da bireyde stres yaratır. Dolayısıyla neyle mücadele ettiğimizi, bu durumu çözmek için hâlihazırda var olan kaynaklarımızı, durumu çözmek için nelere ihtiyacımız olduğunu bilmek rahatlatır. Hayatınızda stres yaratan birkaç unsuru belirlemekle işe başlayabilirsiniz. Mümkünse bu stres unsurlarını spesifikleştirerek isim verin. Örneğin işle alakalı stres yerine; işle alakalı hangi alanda stres? Zaman yönetimi, performans, yoğunluk vb. tam olarak hangi alanda zorlandığınızın adını koymak bir sonraki adımı belirlemekte yardımcı olacaktır.
Kendinize özel zaman ayırın.
Stres yaratan durumları hemen değiştirmek mümkün olmayabilir veya durum yalnızca sizin kontrolünüzde olmayabilir. Sizde stres yaratan durumu kontrol altına almak için size iyi gelen aktiviteleri hayatınıza dâhil edin. Sık sık kendinize “Neye ihtiyacım var?” sorusunu yöneltin. Kendi ihtiyaçlarınızı besleyin ki zorluklarla mücadele etmek için enerjiniz olsun. Kendinizi tanıma adımında keşfedeceğiniz; size iyi gelen şeylerin bir listesini yapabilirsiniz. Bunlar yürüyüş yapmak, arkadaşlarla-aileyle vakit geçirmek vb. olabileceği gibi kişiden kişiye göre değişebilir.
Gerçekçi beklentiler içerisinde olmaya gayret edin.
Beklentilerimizin gerçekçi olmaması bizde öfke yaratabilir ve durumu değerlendirmeyi zorlaştırabilir. Kendimizi tanıma adımından sonra kendimize yönelik gerçekçi beklentiler oluşturmak ve kendimize karşı anlayışlı olmayı öğrendikten sonra başkalarına da empatiyle yaklaşmak kolaylaşacaktır. Dolayısıyla yaşadığımız bir sorunda öfkeyle hareket etmek yerine sağlıklı bir bakış açısıyla durum değerlendirmesi yapılabilir ve hem kendi elimizdeki kaynaklar hem de iş arkadaşlarımızın sahip olduğu kaynaklar kullanılarak stres ve zorlantı yaratan durumu çözmek kolaylaşabilir.
Kontrolünüzde olan ve olmayan kısımları belirleyin.
Stres yaratan durumla baş etme kaynaklarınızı doğru yere kanalize etmek için sınırlarınızı çizin. Kontrolünüzde olan şeyleri belirleyin ve enerjinizi doğru yere aktarın. Sizin kontrolünüzde olmayan şeylerle baş etmeye çalışmak gerçekçi bir beklenti olmayacağı gibi var olan stresinizi de artıracaktır.
Planlama yapın.
Planlama yaparken işlerinizi <<önemli/acil, önemli/acil değil, önemli değil/acil, önemli değil/acil değil>> şeklinde dört gruba ayırın. Bu gruplandırma yöntemine Eisenhower Matrisi denmektedir. Bu şekilde gruplandırdığınız işlerinizi öncelik sıralamasına koymanız kolaylaşır, kendi yapabileceğiniz ve devretmenizin iyi olacağı işleri birbirinden ayırır, gereksiz yere gündeminizi meşgul eden işleri siler ve yapılacaklar listenizi sadeleştirmiş olursunuz. Dolayısıyla zamanı yönetememe, yetiştirememe, planlamada zorluk, nereden başlayacağını bilememe gibi alanlarda yaşanan stresin önüne geçmiş olursunuz.
Katı kurallarınızı yıkın.
Unutmayın ki esnemeyen şey kırılır. Esneyebileceğiniz noktalardan esneyin. Elinizdeki işlerin mükemmel değil yeterince iyi olmasına gayret edin. Mükemmellik beklentisi de gerçekçiliği aşan bir beklentidir. Bu durum aynı şekilde çalışma arkadaşlarınız için de geçerlidir. Bu yüzden her şeyin mükemmel olmayabileceğini kabul edin. Kendinize ve başkalarına karşı affedici olun.
Destek alın.
Stresinizi yönetemediğinizi fark ettiğiniz durumda bir uzman desteğine başvurun. Uzman desteği zorunluluk olmamakla birlikte hayatınızda baş edemediğiniz her problem için; farkındalık kazanmanızı sağlayarak stres yaratan düşüncelerinizi sağlıklı düzeye getirecek bir seçenektir.
ESLEM AKTAŞ
Uzman Psikolog