Ekonomi Büyüdü Ama Yılın Kalanı Farklı Olacak
Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde, beklentilere paralel olarak yüzde 7,6 büyüdü. Yıllık bazda hane halkı tüketimi yüzde 22,5, kamu harcamaları yüzde 2,3 ve yatırımlar yüzde 4,7 arttı. Büyümeye tüketim 13,6 puan, kamu harcamaları 0,3 puan ve yatırım harcamaları 1,2 puan katkı verdi. Net ihracatın katkısı ise 2,7 puan oldu. Yıllık büyüme sanayide yüzde 7,8, hizmetlerde yüzde 18,1 olurken; inşaat yüzde 10,9, tarım ise yüzde 2,9 daraldı.
Fakat yılın kalanı için öncü işaretler bu dönemin sonuna geldiğimizi gösteriyor.
Küresel ekonomi beklentilerden daha zayıf bir büyüme gösteriyor. Tahminler aşağı yönlü revize ediliyor. Nitekim diğer ülkelerin PMI verilerinde de bu zayıflamayı yakından görüyoruz. Bu nedenle ihracatımız önümüzdeki aylarda yavaşlayacak. Türkiye’deki elektrik tüketimi sanayi üretiminin ve dolayısıyla büyümenin kritik bir göstergesidir. 2020’nin ikinci yarısından itibaren güçlü bir artış gösteren elektrik tüketimi, Eylül 2021’den beri yavaşlıyor. Hatta son aylarda gerilemeler de görüyoruz. Reel kesim güven endeksi bir süredir zayıf seyrediyor. Ağustos’ta ise son iki yılın en düşük değerine indir. Türkiye PMI endeksi de Temmuz’da Mayıs 2020’den sonraki en düşük değerine indi. Bu nedenlerle İkinci yarıdaki büyüme, ilk yarıdaki gibi olmayabilir. Özellikle yılın son çeyreğinde bunu hissedeceğiz gibi görünüyor. Büyümesi yavaşlayacak olan tek ülke Türkiye değil. AB, ABD ve Çin’de de soğuma işaretleri var. Hatta Çin ekonomisi Covid-19’un başladığı 2020’yi hariç tutarsak son yılların en zayıf büyümesini gösterecek. Her yıl 8-10 civarında büyümesine alışık olduğumuz ekonomi, bu yıl yüzde 3 civarında bir performans sergileyecek. Küresel büyümenin yavaşlıyor olması, dış ticaretin de dünya genelinde yavaşlayacağı anlamına geliyor. 2021 ve 2022’de gördüğümüz küresel talep sıçramasının yerini daha ılımlı bir iklim alacak.