NE ARAMIŞTINIZ
TR
TR EN DE


Genel

BEYANNAME KUTUCUĞU DOLDUR(AMA)MAKTAN KAYNAKLI USULSÜZLÜK CEZALARI

09/09/2022

Neredeyse her teftiş döneminde veya sonradan kontrol incelemelerinde Müfettişler tarafından tanzim edilen raporlarda, beyanname kutucuklarının yanlış doldurulmasından kaynaklı firmalara çok sayıda usulsüzlük cezaları öngörülmekte. Her ne kadar usulsüzlük cezası meblağ olarak az gözükse de (2022 yılı için 235,00 TL), söz konusu ceza beyanname başına düzenlendiğinden beyanname sayısı fazla olan firmalar yüklü cezalarla karşılaşabiliyor.

Bu yazımızda, son dönemlerde gündem oluşturan usulsüzlük cezalarına başlıklar halinde değinilecek, idarenin bu cezalara karşı tasarrufu ve firmalarca oluşturulabilecek çözüm önerilerine de kısaca yer verilecektir.


1-  İthalatta Alıcı-Satıcı Arasındaki İlişkinin Beyan Edilmemesi:

 

Hemen hemen her teftiş döneminde veya sonradan kontrol incelemesinde gündemden hiç düşmeyen (ve bu gidişle gündemde kalmaya da devam edecek) bir ceza maddesi “İthalatta Alıcı-Satıcı Arasındaki İlişkinin Beyan Edilmemesi”. Gümrük Kanunun 241/3-b maddesinde; vergi kaybı doğurmamasına karşın Kanunun 24 üncü maddesine göre birbirleriyle ilişkisi bulunan kişiler arasında bir satış işlemi olması ve bu ilişkinin beyan edilmemesi durumunda usulsüzlük cezasının iki kat olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla Gümrük Yönetmeliğinin 55’nci maddesi kapsamında, satıcı firma ile arasında “ilişki” olduğu halde bunu beyan etmeyen ithalatçı firmalar yürürlükteki mevzuat hükümleri gereğince beyanname başına 470,00 TL usulsüzlük cezası ile karşı karşıya kalacaklardır.

Eğer ki her iki firma arasında gerçekten herhangi bir ”ilişki” durumu yoksa ve firma bunu gerekli bilgi-belgelerle (örneğin YMM raporu) ispat edebiliyorsa “itiraz” müessesesinin kullanılmasının, aksi halde uzlaşmaya başvurulmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.

 

2- İhracatta Alıcı-Satıcı Arasındaki İlişkinin Beyan Edilmemesi:

 

İlk defa 2017 yılı teftiş döneminde öngörülen bir ceza maddesi “İhracatta Alıcı-Satıcı Arasındaki İlişkinin Beyan Edilmemesi”. Müfettişlerce; “Sistem üzerinden doldurulan beyannamelerde alıcı-satıcı ilişkisine ilişkin bölümün doldurulması zorunlu bölümlerden olduğu ve söz konusu beyan yapılmadan beyannamenin tescil edilemediği, bu nedenle alıcı-satıcı arasında ilişki olduğu halde, 'alıcı-satıcı arasında ilişki yok' şeklinde beyan edilen beyannamelere ilişkin olarak, Gümrük Yönetmeliğinin Ek-82'nin 7 inci maddesinden bahisle Gümrük Kanununun 241 inci maddesi gereğince cezai işlem tatbik edilmesi” talimatı üzerine firmalara geçmiş dönemde çok sayıda usulsüzlük cezası tatbik edilmişti. Bu ceza maddesini bir önceki ceza maddesinden (İthalatta Alıcı-Satıcı Arasındaki İlişkinin Beyan Edilmemesi)  ayıran en temel fark; ithalatta ilişki durumunun doğru bir şekilde beyan edilmesi Gümrük Kanunun 241’nci maddesinde açıkça hüküm altına alınmış iken, (vergilendirmeyi etkileyecek bir durum olmadığından) ihracatta böyle bir açık hükmün bulunmamasıdır. Zaten Müfettişlerce eleştiri konusu yapılan durum da “beyannamenin yürülükteki mevzuat hükümlerine göre uygun olarak doldurulmaması” durumu olup, dolayısıyla ithalatta ilişki durumunun yanlış beyan edilmesi durumunun aksine, ihracatta beyanname başına tek kat usulsüzlük cezası ile karşı karşıya kalınmaktadır.

 

Yine aynı şekilde;  eğer ki her iki firma arasında gerçekten herhangi bir ”ilişki” durumu yoksa ve firma bunu gerekli bilgi-belgelerle (örneğin YMM raporu) ispat edebiliyorsa “itiraz” müessesesinin kullanılması, aksi halde uzlaşmaya başvurulması yerinde olacaktır.

 

3- Beyannamede 24 Nolu İşlemin Niteliği Bölümünün Yanlış Beyan Edilmesi:

 

Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2014/1 sayılı Genelgesi’nde yer alan “Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) tarafından, ticari (adi) kiralama ya da finansal kiralama yoluyla ithal edilen eşyanın gerek dış ticaret istatistiklerine gerekse ödemeler dengesi hesaplarına daha sağlıklı yansıtılmasının gerektiği; bu nedenle ticari (adi) kiralama ile ithal edilen eşyanın, kira süresi sonunda yeniden ihraç edileceği için dış ticaret istatistiklerine dahil edilmediği; ancak ödemeler dengesi hesapları için ayrı kayıt edilerek raporlandığı; beyannamenin 24 numaralı alanındaki sözleşme kodlarının finansal kiralama için "15", ticari (adi) kiralama için "91" olarak kullanılması gerektiği; söz konusu sözleşme kodlarının doğru olarak beyan edilmemesi nedeniyle finansal kiralama ile yapılan ithalatları sağlıklı tespit etmenin mümkün olmadığı; bu nedenle zaman zaman dış ticaret değerlerinde geriye dönük düzeltmeler yapılması gerektiği; finansal kiralama yoluyla yapılan geçici ithalatta, Gümrük Yönetmeliği eki Gümrük Beyannamesi Kullanma Talimatı EK 14 kapsamında Bakanlığımız web sayfasında yer alan "İşlemin Niteliğine İlişkin Kodlar" içinde yer alan sözleşme kodlarının doğru şekilde beyan edilmesi istenilmektedir.” hükmü gereğince beyannamenin 24 nolu hanesinde hangi kodların kullanılacağı Ticaret Bakanlığı web sayfasında yayınlanmaktadır. Dolayısıyla beyannamenin 24 nolu işlemin niteliği bölümünün, beyan edilen rejimlerle uyumsuz olarak beyan edildiğinin Müfettişlerce veya idarece tespit edilmesi halinde, Gümrük Yönetmeliğinin Ek-82/7 nci maddesinden bahisle (Ceza gerektiren başkaca bir durum bulunmaması kaydıyla, Gümrük Beyannamesinin Ek:14’e uygun olarak doldurulmaması) Gümrük Kanununun 241’nci maddesi uyarınca firmalara tek kat usulsüzlük cezası tatbik edilecektir. Söz konusu ceza kararının yoğun olarak düzenlendiği dönemde firmalar genel olarak uzlaşma yolunu izlemişler, idarenin açık bir şekilde hatalı olarak düzenlediği (4000 beyan edilmesine karşın Ceza Kararlarında 5300 rejim kodundan bahsedilmesi vb.) ceza kararlarına karşı ise itiraz müessesesini kullanmışlardır.

 

4- Beyannamede 9 Nolu “Mali Sorumlu Kişi” Bölümünün Yanlış Beyan Edilmesi:

 

Son dönemlerde yapılan incelemelerde, firmalar tarafından beyanname oluşturulurken yanlış beyan edildiği iddia edilen bir konu da 9 Nolu Bölüm olan “Mali Sorumlu Kişi” bölümü. Beyannamenin ilgili bölümünün doldurulması ile alakalı olarak; Gümrük Yönetmeliği Ek-14’te “İthalatçının/ihracatçının yeminli mali müşavirinin veya mali müşavirinin ya da serbest muhasebecisinin adı, soyadı ve vergi numarası yazılır.” Hükmü yer almaktadır. Buradan hareketle, söz konusu kutuda ithalatçı veya ihracatçı firmaların kendi isimlerinin beyan edildiğinin Müfettişlerce/İdarece tespit edilmesi halinde Gümrük Yönetmeliğinin Ek-82/7 nci maddesinden bahisle Gümrük Kanununun 241’nci maddesi uyarınca firmalara tek kat usulsüzlük cezası tatbik edilmiştir ve tatbik edilmeye de devam edilmektedir.

 

Diğer taraftan firmalarca söz konusu ceza kararlarına karşı yoğun bir itiraz ve idare nezdinde sızlanma mevcuttur. Şöyle ki; ülkemizin de taraf olduğu “Eşya Ticaretindeki İşlemlerin Basitleştirmesine İlişkin Sözleşme” hükümlerine göre bahse konu kutucuğun doldurulmasının hem ihtiyari olduğu,  hem de – uluslararası emsalinden tam olarak çevirisi yapıldığında- anılan kutucuğa “mali sorumlu kişi”nin değil, “işlemle ilgili döviz transferinden veya ülkeye geri getirilmesinden sorumlu kişi”nin kaydedilmesinin gerektiği savunulmaktadır. Söz konusu ihtilaf halen devam ettiğinden; mağduriyetin önüne geçilebilmesi adına önümüzdeki günlerde Bakanlık Makamınca yeni bir idari düzenlemenin getirileceği yönünde çoğu firma nezdinde beklenti hasıl olmuştur. Diğer taraftan anılan durum netleşene kadar firmalarca uzlaşma ve/veya itiraz müessesinin kullanılması yerinde olacaktır.

 

5- Beyannamede 20 Nolu “Teslim Şekli” Bölümünün Yanlış Beyan Edilmesi:

 

Bugünlerde gümrük gündemini en fazla meşgul eden konulardan biri: “Beyannamede Teslim Şekli bölümünün yanlış beyan edilmesi”. Çünkü neredeyse her firmayı ilgilendiren ve beyanname sayısı fazla olan firmaları da çok yüklü ceza kararları ile karşı karşıya bırakabilecek bir tespit. Müfettişlerce yapılan incelemelerde; sadece deniz yolunda kullanılabilen FOB, CIF, FAS ve CFR gibi teslim şekillerinin, kara veya havayolu ile gelen eşyanın gümrük işlemlerinde beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine, gümrük idaresi tarafından firmalara Gümrük Yönetmeliği EK: 82/7’den hareketle Gümrük Kanununun 241’nci maddesi uyarınca tek kat usulsüzlük cezası tatbik edilmiştir.

 

Ancak söz konusu tespite ilişkin gümrük camiasında çok yoğun bir itiraz bulunmaktadır. Genel görüş; gelen fatura ile beyannamede beyan edilen teslim şeklinin uyumlu olduğu durumlarda, sırf beyannamenin incoterms kurallarına uygun olarak  düzenlenmediği gerekçesiyle ceza düzenlemenin adil bir uygulama olmadığı yönündedir.

 

Ayrıca;

 

-  Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşmasının (Viyana Satım Sözleşmesi)(CISG) hükümleri gereğince; bir sözleşmede veya faturada mutlak suretle teslim şeklinin bulunmasının zorunlu olmadığı, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince tarafların istedikleri teslim şeklini aralarında uygulayabilecekleri,

 

-  Gümrük mevzuatında CIF ve FOB teslim şekillerinin pek çok düzenlemede kullanıldığı, örneğin Gümrük Kanununun 3/26’ncı maddesine “gümrüklenmiş değer” tanımında sadece bu iki teslim şeklinin esas alındığı,

 

-  Milletlararası Ticaret Odası tarafından yayımlan Incoterms 2020 Kitapçığında yer alan açıklamalara göre; Incoterms kurallarının tek başlarına sözleşme olmadıkları, sözleşmeye dahil edildiklerinde sözleşmenin parçası haline geldikleri, sözleşmeye uygulanacak hukuk kurallarını belirleyemedikleri,

 

Hükümleri göz önüne alındığında, firmalar ile gümrük idaresi arasındaki söz konusu ihtilafın halen devam ettiği görülmektedir.

Ezcümle; beyannamenin Gümrük Yönetmeliği Ek-14’e göre doğru bir şekilde doldurulmamasından kaynaklı olarak geçmişte çok sayıda usulsüzlük cezası ile karşı karşıya kalınmış ve halen de kalınmaya devam edilmektedir. Firmalarca/Müşavirlerce beyannamenin doldurulması konusuna gerekli özen gösterilmediği takdirde her teftiş/inceleme dönemimde de aynı tablo ile karşı karşıya kalınacağı aşikardır. Dolayısıyla mağduriyetlerin, şikayetlerin, itirazların vb. önüne geçebilmek adına beyanname düzenleyen Firma/Müşavirlik çalışanlarına söz konusu husus hakkında gerekli eğitimin verilmesinin faydalı olacağı düşünülmekle birlikte, kamu düzeninin ağır bir şekilde ihlal edilmediği açık olan söz konusu firma hatalarına ilişkin alarak yoğun bir şekilde ceza kararı düzenlemeden önce genel bir idari düzenleme ile (genelge, dağıtımlı yazı vb) firmaların uyarılmasının, sonrasında ihlallerin devam etmesi halinde ceza yoluna başvurulmasının daha yerinde olacağı ve toplum vicdanı nezdinde daha uygun bir karşılık bulacağı düşünülmektedir.

Web sitesi kullanım deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Çerez Politikası’nden erişebilirsiniz.
Onaylıyorum
  
Onaylamıyorum