NE ARAMIŞTINIZ
TR
TR EN DE


Genel

2023 Dış Ticarette Daha Sakin Bir Yıl Olacak

13/12/2022

2022’yi tamamlıyoruz. Küresel ekonomi güçlü bir momentum ve iyimserlikle başladığı 2022’yi, Rusya-Ukrayna Savaşı, doğalgaz darboğazı, son 40-50 yılın rekor enflasyonu, yükselen faiz oranları ile tamamlıyor. Dünya ekonomisine yönelik büyüme tahminleri aşağı yönlü revize ediliyor. Avrupa, ABD, Çin gibi belli başlı ekonomiler yılın ikinci yarısında yavaşlama ve hatta resesyon işaretler vermeye başladı. Büyük olasılıkla 2023’in ilk ayları da bu hava da geçecek.

Dünyada durum bu iken Türkiye’de yıla yüksek bir döviz kuru ile başlangıç yaptık. 2021 Aralık’ında gelen müdahalenin ardından yeniden değer kaybetmeye başlayan TL, yaz aylarından itibaren daha stabil bir görünüm sergilemeye başladı. Merkez Bankası 2021 sonunda başladığı faiz indirimlerine yıl boyunca devam etti. Yüksek kurun da etkisiyle enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 85, üretici fiyatlarında yüzde 157’ye ulaştı.

İhracat yüzde 20’nin üzerinde artışlarla başladığı yılın ikinci yarısında hız kaybetti. Buna rağmen, ithalat güçlü artışını sürdürdü ve dış ticaret açığı son yılları en yüksek düzeyine ulaştı.

2023 dış ticaret için daha durgun bir yıl olacak. Hem ihracatta, hem ithalatta yılın ilk yarısında 2022’dekine yakın tutarlar göreceğiz. Hatta ihracatta bazı aylarda düşüşler olabilir. Bunun dört ana nedeni var:

• Hedef pazarlarda yavaşlama ve resesyon

• Hammadde fiyatlarında gerileme

• Paritede gerileme

• Kur etkisi

Bunlar arasında en önemlisi hedef pazarlardaki yavaşlama. Euro Bölgesi başta olmak üzere dünya genelinde ekonomik büyüme teklemeye başladı. Ekonomik aktivitedeki yavaşlama uzun süredir PMI endekslerinde ve çeyreklik büyüme verilerinde görülüyordu.

Hammadde fiyatları son aylarda gerilemeye başladı. Metal, gıda ve enerji fiyatlarındaki düşüş, üretim maliyetlerini ve dolaylı olarak ürün fiyatlarını aşağı çekmeye başladı.

Türkiye için önemli bir faktör de, Euro/Dolar paritesindeki düşüş. Zira ihracatın yüzde 46’sı Euro ile yapılıyor. Parite geriledikçe, Euro cinsinden elde edilen ihracat gelirinin Dolar karşılığı düştüğü için, istatistiklerde açıklanan ihracat artışı kaydi olarak geriliyor. Basit bir anlatımla, paritedeki her 1 puanlık gerileme aylık ihracatı 80-90 milyon dolar aşağı çekiyor. Yeni yılın ilk aylarında bu etkiyi görmeye devam edebiliriz.

Enerji, hammadde ve işgücü maliyetleri TL bazında sıçrayan firmalar, karlılıklarını koruyabilmek için bu artışları fiyatlarına yansıtmak zorunda. Ancak her malın bir piyasası var ve kendi fiyatınızı küresel fiyatlardan ayrı belirlemeniz mümkün değil. Bu nedenle, ihracatçı firmalar mümkün olduğu kadar maliyet artışını ürün fiyatlarına yansıtmaktan kaçınıp, karlılıklarını aşağı çekiyorlar. Bunu başarabilenler olduğu gibi, ihracat miktarını azaltanlar, ihracattan vazgeçenler de var.

Hammadde fiyatlarında ve paritede gerileme ithalatımızı da dolar bazında aşağı çekiyor. Hedef pazarlardaki yavaşlama, Hammadde ithal edip işledikten sonra ihraç eden firmaların ihracatını olumsuz etkiliyor. Bu üçü bir süre daha etkili olacak. İthalatı etkileyen bir başka değişken ise iç talepteki canlılık. İç talep 2022 boyunca canlı bir görünüm sergiledi. Son açıklanan büyüme verisi bunu bir kez daha teyit etti. 2023 başında asgari ücret başta olmak üzere ücretlerde yapılacak artış yine talebi güçlendirici bir etki gösterecektir.

Web sitesi kullanım deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Çerez Politikası’nden erişebilirsiniz.
Onaylıyorum
  
Onaylamıyorum