NE ARAMIŞTINIZ
TR
TR EN DE


Genel
Geçmişten Bugüne Gümrükte Ordino
27/05/2022

Türkiye’nin Avrupa Topluluğuna tam üyeliğini bir nihai hedef olarak ortaya koyan “Ankara Anlaşması”, 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanmış ve 1 Aralık 1964’de yürürlüğe girmiştir. Ankara Anlaşması, tam üyelik için, “hazırlık dönemi”, “geçiş dönemi” ve “son dönem” olmak üzere üç dönem öngörmüştür. Katma Protokol'de öngörülen 22 yıllık Geçiş Dönemi, 1 Ocak 1996 tarihi itibarıyla son bulmuş ve Türkiye'nin AB'ye katılımı yolunda "Son Dönem"e girilmiştir. 

Son döneme girilmesiyle birlikte 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türkiye'ye Ankara Anlaşması'nda tanımı yapılmış olan klasik gümrük birliğinin ötesinde yükümlülükler getirmiştir. Ticaretin önündeki teknik engellerin kaldırılması konusundaki Avrupa Topluluğu müktesebatını iç hukuk sistemine dahil etmek zorunda olması da Türkiye’nin yükümlüklerinden biri haline gelmiştir. 

Mevzuat uyumu ve ticaretin önündeki teknik engellerin kaldırılması amacıyla yeni bir Gümrük Kanunu hazırlanmış, bunun üzerine 1 Ağustos 1972 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1615 sayılı Gümrük Kanunu 04 Kasım 1999 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. 

Türk Gümrük İdaresi Gümrük işlemlerini basitleştirmek ve gümrük mevzuatını AB gümrük mevzuatı ile uyumlu hale getirmek yükümlülüğü kapsamında 4458 sayılı Gümrük Kanununda bir kısım vesaiki yürürlükten kaldırmıştır. 

1 Ağustos 1972 tarihli 14263 sayılı 1615 sayılı Mülga Gümrük Kanunu'na bağlı Gümrük Yönetmeliği'nde, eşyanın tesliminde ordino (yük teslim talimat formu) ibrazına ilişkin hükümler bulunmakta ve mezkûr belge eşyanın teslimi öncesindeki aşamaların kontrolü amacıyla kullanılmaktayken 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda ordinoya yer verilmemiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda gümrük idaresinin görevleri sadece gümrük işlemleri ile ilgili hususlar ile sınırlı tutulmuştur. 

Gümrük İdaresinin Ordino’ya İlişkin Düzenlemeleri

Yukarıda da belirtildiği üzere; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda Ordino (yük teslim talimat formu)’ya ilişkin herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Bununla birlikte, Gümrük idaresinin konuya yaklaşımını ortaya koyan belli başlı yazılara aşağıda yer verilmiştir. 

  • Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün gümrük işlemleri ile ilgili 09.03.2000 tarihli 7617 sayılı Bölge Müdürlükleri ve Deniz Ticaret Odası’na muhatap yazısında; ordinonun, konişmento veya yük senetlerine göre düzenlenen bir belge olduğu ve taşıma senetlerinde yer alan tüm bilgileri ihtiva ettiği, hukuki açıdan bakıldığında eşyanın mülkiyetinin devri yani teslimi için taşıma senedinin gümrük idaresine ibrazının yeterli olduğu, taşıma senedinde eşyanın göndereni ve gönderileninin belli olduğu, bu senetle eşyanın alıcıya teslim edileceği garanti altına alındığından bahisle ordino ile ilgili ne Türk Ticaret Kanunu’nda ne de Gümrük Kanunu’nda bir hüküm bulunmadığı ve hukuki açıdan bir değer taşımadığı vurgulanmıştır.
  • Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 23.11.2017 tarihli 29799029 sayılı tasarruflu yazısında; gümrük mevzuatında yer almayan bir belge olan ordinonun gümrük işlemlerinin herhangi bir aşamasında gümrük idarelerince aranmayacağı hususu belirtilmiştir.
  • Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün Ordino (Yük Teslim Talimat Formu) hakkında 26.04.2021 tarihli ve 63424348 sayılı tasarruflu yazısında; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın ordino ücret tarifesine ilişkin 2018/1 Genelgesi aleyhine açılan dava neticesinde Yük Teslim Talimat Formu uygulamasının kaldırıldığının anılan Bakanlık tarafından Ticaret Bakanlığı’na bildirildiği hususu iletilmiş, bahse konu belgenin gümrük işlemlerinin ifası ve tekemmülü sırasında gümrük müdürlüklerince aranmayacağı belirtilmiştir.  
  • Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği’ne muhatap 30.07.2021 tarihli ve 65934343 sayılı yazısında; Genel Müdürlüğün, taşıyan, acente veya komisyoncu tarafından düzenlenen bir belge veya tahsil edilen bir ücret olan ordinonun ise, özel hukuk hükümlerine göre acente, ithalatçı ve geçici depolama yeri işleticisi arasında ifa edilen işlemlerin sonucunda ve özel hukuk hükümlerine göre tesis edilen sözleşmeler (navlun, kırkambar ve saklama) kapsamında uygulandığı, bildirilmiştir.
  • Gümrük Yönetmeliği’nde yapılan 25.05.2022 tarihli 31846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Değişiklik ile Yönetmeliğin 130’uncu maddesinde değişiklik yapılmış olup söz konusu madde hükmün aşağıda yer verilmiştir. 

“Madde 130 Tabi tutulduğu gümrükçe onaylanmış işlem ve kullanımın gerektirdiği şartların yerine getirilmesi ve gümrük vergilerinin ödenmesi veya teminata bağlanması suretiyle gümrük işlemlerinin bitirilmesi halinde eşya teslim edilebilir duruma gelir. Eşyanın teslimi; eşya sahibi, taşıyıcı, işletici kuruluş veya bunların temsilcileri arasındaki sözleşme hükümlerine göre gerçekleştirilir.”

Bu kapsamda gümrük idaresi Yönetmelik değişikliği ile eşyanın teslimi için gümrük işlemlerinin bitirilen eşyanın “teslim edilebilir” konuma geldiğini belirtmiş diğer taraftan eşyanın fiziki tesliminin; eşya sahibi, taşıyıcı, işletici kuruluş veya bunların temsilcileri arasındaki sözleşme hükümlerine göre gerçekleştirileceğini belirtmiştir. 

Ticaret Bakanlığı’nın 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun yürürlüğe girmesi akabinde son 20 yıllık süreçte bu konudaki yaklaşımını hiç değiştirmediği, eşyanın fiziki teslim yükümlüsü olmadığını her zaman tutarlı bir şekilde ifade ettiği görülmekte olup son Yönetmelik değişikliği ile de bu yaklaşımını yasal zemine oturttuğu görülmektedir. 

Yönetmelik değişikliği ile birlikte gümrük idaresi kendisini ordino tartışmalarının dışında bırakmıştır. Bundan sonraki süreçte, geçici depolama yerlerinden hizmet alacak firmaların sözleşmelerini yaparken ordino konusunu en baştan işletici kuruluşlar ile müzakere edip netleştirmesinin önem arz ettiği değerlendirilmektedir. 


Web sitesi kullanım deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Çerez Politikası’nden erişebilirsiniz.
Onaylıyorum
  
Onaylamıyorum